Ana içeriğe atla
calendar_today24 Eylül 2026, Perşembe
Yozgat'tan Dünyaya Açılan Pencere

EN BÜYÜK ÜLKÜCÜ, SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZDİR

Sanık Muhsin Yazıcıoğlu, yazılı delillere ilişkin görüşünü açıklarken, "Franko, Hitler hayatta değilken de asırlardır Türkler başbuğ kelimesini kullanmışlardır”dedi.

Ankara (Cumhuriyet Bürosu) MHP ve Ülkücü kuruluşlar davasında yargılanan, sanık Mııhsin Yazıcıoğlu, “Biz en ideal insan ve en büyük ülkücü olarak sevgili peygamberimizi gösterdik” dedi. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 numaralı Askeri Mahkemesi’nde 8 Kasım 1983 tarihinde yapılan duruşmada daha önce okunan yazılı delillere ilişkin görüşünü söyleyen sanık Muhsin Yazıcıoğlu, “Belgeler Ülkü Ocakları’nın devletten yana olduğunu, kanun hakimiyeti ve meşruiyeti savunduğu ve anarşiye karşı olduğunu göstermektedir” dedi. Sanık Yazıcıoğlu’nun belgelere ilişkin görüşünün bir kısmı tutanaklardan aynen şöyle: “Eğitim çalışmalarında önce yönetici durumunda olanların davayı bilmesine ve yaşamasına önem vermişiz. Sebep olarak da yönetici durumdaki ülküdaşlarımız tam manasıyla yetişmemiş iseler, hatalı görüş ve davranışları yetişenlere aynen yansıyabilmekte oluşunu göstermişiz. Çünkü ülkücü yönetici ne kadar ideal olursa toplum nizamına o derecede katkıda bulunabilme şansına sahip bulunacaktır. Biz en ideal insan, en büyük ülkücü olarak sevgili peygamberimizi gösterdik. Yöneticilerin onu ayna kabul etmesini, kendilerinin ülkücülere ayna olmasını ve ülkücülerin de toplunun aynası durumunda olmaları gerektiğini söyledik. Bunu sağlamaya çalıştık. Bir ışığın aynalardan yansı-yıp gelmesi gibi, yüce Allah’ın “Seni en güzel ahlakta yarattım” ayetinin muhatabı yüce kurtarıcımız Hazreti Muhammed'in ahlâkının topluma yansıması ve kuşatmasını istedik. Davadan taviz vermemelidir. Onu yaşamalıdır. Prensiplerine bağlı olmalıdır. Karşılaştığı problemleri mutlaka davasının gerektirdiği biçimde çözmeye çalışmalıdır ve davayı yaşamalıdır. Sanık Yazıcıoğlu’nun belgelere ilişkin görüşlerinin bir bölümü de tutanaklardan aynen şöyle: “İddia makamı, adeta bazı kelimeleri bize yasak etmiştir. Lügat manası ne olursa olsun, eğer siz kullanmışsanız benim yorumunu yaptığım anlamda kullanmışsınızdır, demektedir. Nitekim, İspanya da Franko için kullanılan “ Kodillo" kelimesinin Türkçe karşılığı “Başbuğ” anlamını taşımaktadır. “Duçe” ve “Führer" de anlam bakımından yakın kelimelerdir. O halde “Başbuğ" kelimesini kullananlar, faşisttirler denemez. Franko, Hitler, Mussolini hayatta değilken de asırlardır Türkler "Başbuğ" kelimesini kullanmışlardır. Halbuki, Başbuğ, öncü, önder, lider anlamında kullanılmıştır. Fakat bizim iddianamemizi hazırlayanlar bunu görmek ve duymak bile istemiyorlar. Söyleseniz de "Olsun, ben böyle yorumlamışsam böyledir" diyorlar. İddianame her yazıyı, belgeyi, mevzuyu bu mantıkla ele almış ve sübjektif yorumlarla kendince manalandırmıştır. Söz konusu belge de bu tür yorumlarla iddianameye alınmıştır. Doğan Tufan Ömer Demirkaynak :mahkeme tutanak tarihi : 8 kasım 1983 Kaynak: Recep Küçükişsiz

share
Bu yazıyı paylaş
Facebook X WhatsApp