Eğitimci Yazar Doğan'ın Kaleminden Koronavirüs'ün Öğrettikleri
Yozgatlı Eğitimci Yazar Durali Doğan Koronavirüs’ün öğrettiklerini kaleme aldı. Doğan yazısında, Herkes iple akşamı çekiyor. Gözler sağlık bakanında. Acaba bugün kaç kişi hayatını kaybetti? Bu salgın geçtikten sonra yine savaşlar, yine dünyada açlıktan ölen çocuklar, yine özgürlüğünü arayan halklar olacak” dedi.
Yozgatlı Eğitimci Yazar Durali Doğan Koronavirüs’ün öğrettiklerini kaleme aldı. Doğan yazısında, Herkes iple akşamı çekiyor. Gözler sağlık bakanında. Acaba bugün kaç kişi hayatını kaybetti? Bu salgın geçtikten sonra yine savaşlar, yine dünyada açlıktan ölen çocuklar, yine özgürlüğünü arayan halklar olacak” dedi.
İşte eğitimci yazar Durali Dığan’ın o yazısı
KORONAVİRÜS’ÜN ÖĞRETTİKLERİ
Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan Koronavirüs (corona virüsü), 100’den fazla ülkeye yayıldı ve tüm dünyayı tehdit ediyor.
Dünya Sağlık Örgütü Covid-19 adını verdi ve Pandemi yani salgın hastalık olarak ilan etti.
Koronavirüs salgını Türkiye'de ilk kez 11 Mart'ta görüldü.
Önce altmış beş yaş ve üzeri sonra da 20 yaş altı herkesin sokağa çıkması yasaklandı.
Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre; Vakaların yüzde 60’ı İstanbul’da.
Bu virüsle birlikte o tarihten itibaren hayatımız da baştan sona değişti.
İnsanlar evinden çıkmazken, birçok iş yeri de resmen kapatıldı.
Ülke genelinde 149 bin 382 iş yerinin geçici olarak faaliyetlerine ara verdiği açıklandı.
Kapanmayanların da zaten işleri durdu.
Market ve temel ihtiyaç malzemeleri satan esnafların dışında herkes perişan. İşyerleri kapanınca işçi çıkarmalar başladı.
1,5 milyon kişinin Korona virüsüne bağlı olarak işini kaybettiği ifade ediliyor.
İşçi çalıştıran esnaf şimdi kısa çalışma ödeneğine, yine birçok kişi de bankaların verdiği ihtiyaç kredisini dört gözle beklemekte.
Bu salgın günlerinde temizliğin, hijyenin, dostluğun, hasretliğin kıymetini fark ettik
Dostlarımıza, sevdiklerimize sarılamamanın üzüntüsü içerisindeyiz.
Dede, toruna sarılamıyor, torun dedesine.
Herkes iple akşamı çekiyor. Gözler sağlık bakanında. Acaba bugün kaç kişi hayatını kaybetti?
Bakan son rakamları veriyor ve sıkı sıkıya tembih ederek ekliyor:
Sosyal mesafe
İzolasyon
Evden çıkmayın
İnsanlar sevdiklerinin arasına “mesafe” koydu. Ne dostluk, ne kardeşlik, ne hasret. Şimdi herkes canımı nasıl korurumun telaşında.
İnsanoğlu salgınlarla ve doğal afetlerle yaşadığı ölümlere hiç yabancı değil..
Veba, kolera, İspanyol gribi gibi yaşanılan felaketler hafızalarda…
Bunlardan ders çıkardık mı! Aslında hayır.
Bakın bu salgın çıkınca dünyadaki petrol savaşları, Orta Doğudaki savaşlar, küresel güçlerin tüm savaş senaryoları şimdilik geri plana itildi.
Birlikte yaşamayı, sevgiyi, saygıyı, paylaşmayı bir nebze hatırlamış olduk.
Bu salgın geçtikten sonra yine savaşlar, yine dünyada açlıktan ölen çocuklar, yine özgürlüğünü arayan halklar olacak.
Emperyalizm ve kapitalizmin çarkları dönmeye ve insanları ezmeye devam edecek.
Şimdi ölümü hatırlayanlar, yarın ölümü unutacaklar.
Yine siyaset.. Yine sen- ben, itme kakma başlayacak...
Acılar, ölümler bize şunu tembihliyor:
Gelecekteki tüm felaketler için tedbirli ve hazırlıklı olun.
Bu salgın zengin fakir ayırt etmiyor.
Dinli dinsiz demiyor.
Makam mevki gözetmiyor.
Ölümden en çok da makam, mevki ve para sahibi olanlar korkuyor.
Ülkemizde bu virüse karşı büyük mücadele verildiğini biliyoruz.
Hükümet, yardıma muhtaç olanlara, işini kaybedenlere ekonomik destek vermeye çalışıyor, bağış kampanyaları düzenliyor.
Bu zor günlerde evinden çıkamayana, yaşlılara destek verilsin.
Ama bu günlerde iş yeri kapatılmış, iş yerini açan ama hiç siftah yapamayan esnafları da desteklemek gerekiyor. Muhtaç olsun olmasın vakıfların önünü mesken tutmuş vatandaşlar var. Ama ihtiyacı olduğu halde tanınan, bilinen bir esnaf vakıftan nasıl yardım isteyebilir! Bir düşünün!
Koronavirüs ekonominin yanında, sosyal hayatımızı, düşün ve edebiyat dünyasını da etkiledi.
Saz ve söz ustaları şiir yazdı, türkü söyledi Korona için:
Korona Korona
Sakın güvenme ona
Dünya neler çekiyor
Kastediyor bak cana
Gibi şiirler yazıldığı gibi,
Aşıklar da ne türküler söyledi Korona için.
Ozan Gül Ahmet bakın ne demiş:
Namussuzu şerefsizi
Al da götür sen korona
Yalan yanlış diyenleri
Şeytan postu giyenleri
Yetim hakkı yiyenleri
Al da götür korona
SAĞLIKLI GÜNLER DİLEĞİYLE…