DURMAZ YİYİCİ SINIF TÜREDİ

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 4 dk
visibility 52
update 23:25
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
DURMAZ YİYİCİ SINIF TÜREDİ
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz  Yozgat'ta bulunan yerel ve ulusal basın temsilcileriyle kahvaltıda bir araya gelerek gündemi değerlendirdi. Durmaz yaptığı açıklamada şöyle konuştu; Türkiye İstatistik Kurumu'nun rakamlarına göre ülkemizde her beş kişiden biri, kendine yetecek kadar gelir elde edememekte, başkasının yardımına muhtaç şekilde yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Gerçekte bu oran çok daha yüksektir,  ancak açıklanan resmi rakamlar bile milletimizin halini ortaya koymaya yetmektedir. AKP iktidarları döneminde gelir dağılımı dengesi büsbütün bozulmuş, orta sınıf erimiş, üstte bu ülkenin kaymağını yiyen bir “yiyici sınıf” türemiştir. Vatandaşlarımızı ekonomik krize ezdirmediğini iddia eden hükümet yetkilileri, çiftçinin, memurun, işçinin, emeklinin, halini görmezden gelip yaptığı düzenlemelerle de milletin cebine el atmıştır. Son bir yıl içinde sofraların vazgeçilmezi olan temel gıdalara zam sağanak halinde yağmıştır. Tedavisi için hastanede yatmaktan başka çaresi olmayan kardeşlerimizin ödediği fatura yüzde 124 artmış durumdadır. Türkiye AKP döneminde ithalat cenneti haline gelmiştir. Artan cari açık Yozgatlı çiftçimizin, geleceğini ipotek altına almıştır. İçinden geçtiğimiz şu günlerde, adalet terazisi iyiden iyiye zedelenmiştir. AKP hükümetleri döneminde Sayıştay denetim yapamaz hâle getirilmiş, teftiş ve denetim kurulları felç edilmiştir. AKP iktidarı on iki yılda kendi yandaşlarına iş vermek için kamu ihale mevzuatında 170 adet değişiklik yapmıştır. İhaleler Kamu İhale Kanunu'nun denetiminden çıkartılarak yolsuzlukların önü açılmıştır. AKP döneminde yapılan özelleştirmelerdeki usulsüzlük ve yolsuzluklar her geçen gün artmaktadır. Türk Ceza Kanunu'na göre ihalelere fesat karıştıranlara beş yıldan on iki yıla kadar ceza veriliyordu ancak, AKP bu cezaları üç ve yedi yıla indirmiştir. Artan yolsuzluklar karşısında şaşkına dönen AKP ne yaptığını bilmez bir şekilde yasal düzenlemelerle hırsızlıklarının milletimiz tarafından öğrenilmesini ve topluma mal olmasını önlemek için, internete yasak koymuş, HSYK kanununda değişiklik yaparak yargıyı özel yetkili Adalet Bakanına bağımlı hale getirmiştir. Özellikle son günlerde Ülkemiz, AKP vurgunlarıyla ve bununla beraber başlayan AKP tahrikleriyle uğraşmaktadır. Anlaşıldığı üzere yolsuzlukların bulaşmadığı kurum ve kuruluş âdeta kalmamış, her yerde yolsuzluklar bir virüs gibi ülkemizi sarmış, sosyal ve ekonomik dokuyu tahrip eder hale gelmiştir. Başbakan Erdoğan'ın yönetimi altında Türkiye resmen; yolsuzluğun, yoksulluğun ve yasakların hâkimiyeti altına girmiştir. AKP'nin iktidar yıllarında; Rüşvetçiler hayırsever olarak isimlendirilmiş, Hırsızlar yardımsever olarak gösterilmiş, Hâkim ve savcılar militan olarak tanımlanmış, Yolsuzluk operasyonları komplo olarak  formüle edilmiş, Utanmazlık mağduriyet olarak sunulmuştur. Son 12 yılda sapla saman, doğruyla yanlış, güzelle çirkin, temizlikle kirlilik birbirine karışmıştır. Başbakan Erdoğan ve yol arkadaşları battıkları rüşvet ve yolsuzluk bataklığını gizleme telaşıyla, kavram kalpazanlığına soyunmuş, yolsuzluğun adını “Dış güçler”, rüşvetin adını “paralel devlet” ve devleti soyup soğana çevirmenin adını ise “Haşhaşiler” olarak açıklamışlardır. Ortaya çıkarılan pisliklerin üzeri “Zamanlama manidar” açıklamalarıyla örtülmeye çalışılır hâle gelmişlerdir. Yani, "Yolsuzluk yok." diyemiyorlar da "Zamanlaması manidar." diyorlar. AKP yetkilileri yolsuzlukların üzerini örtmeye çalışmaktadır. Sayın Başbakan yolsuzlukların üzerine gideceğine, yargıyı ve adli kolluğu engellemektedir. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarını yapan polis müdürleri görevden alınmıştır. Başka yolsuzlukları ortaya çıkarabilecek durumdaki yüzlerce emniyet müdürü görevden alınmış, yerleri değiştirilmiş, emniyet teşkilatı hallaç pamuğu gibi dağıtılmıştır. Başbakanın veremeyeceği bir hesabı, izah edemeyeceği hukuksuz ve gayrimeşru bir işi mi vardır? Bu korkunun ve paniğin nedeni nedir? Anlaşılmaktadır ki rüşvet ve yolsuzluk iddiaları kendisine ve ailesine kadar dayanmaktadır, üstelik oğlunun üzerinden kendisine ulaşılmak istendiğini bizzat kendisi açıklamıştır. "Teröristlerle görüştüğümüzü ispat edemeyenler şerefsizdir." dedikten sonra teröristlerle görüşüldüğünü açıklayan Başbakana artık kimsenin inanması mümkün değildir. Dün "Ergenekon'un savcısıyım." diyen Başbakan Erdoğan, bugün yolsuzlukların ve rüşvetin avukatlığını yapmaktadır. Dün AKP tarafından kahraman ilan edilen ve "Destan yazdılar." denilen savcı ve polisler AKP'nin yolsuzluklarını ortaya çıkardığı için bugün çete üyesi ilan edilmişlerdir. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu devlet içindeki çetelerin yaptığını söyleyen Başbakan Erdoğan'a buradan sormak istiyorum: Bakan çocuklarının yatak odalarına para sayma makinelerini ve para kasalarını çeteler mi koymuştur? Ayakkabı kutularının içine milyon dolarları çeteler mi koymuştur? Bakanlara rüşvetleri çeteler mi vermiştir? Kara parayı savcılar ve görevden aldığın polisler mi aklamıştır? On bir yıldır iktidarda olan siz değil misiniz? Devletin içinde çete varsa bu çeteyi kuran, onları bu makamlara getiren siz değil misiniz? Evet, devletin içinde bir çete var. Bu çete yolsuzluk, rüşvet ve rant çetesidir. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Talimatları Başbakan Erdoğan'dan aldım." diyerek bu çetenin liderinin Başbakan Erdoğan olduğunu itiraf etmiştir. Bütün bunlara karşı Başbakan Erdoğan hâlâ yolsuzlukları savunmakta, yolsuzlukların üzerini örtmeye çalışmaktadır. 

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!