ÇOBAN OLARAK GİTTİ İŞ ADAMI OLARAK DÖNDÜ

-

Necdet Demirel
edit YAZAR Necdet Demirel arrow_forward
calendar_month 15 Ara 2025
schedule 3 dk
visibility 39
update 01:32
share
Bu haberi paylaş
Facebook X WhatsApp
ÇOBAN OLARAK GİTTİ İŞ ADAMI OLARAK DÖNDÜ
ÇOBAN OLARAK GİTTİ İŞ ADAMI OLARAK DÖNDÜ Çoban olarak ayrıldığı memleketi Yozgat'a yıllar sonra işadamı olarak dönen Osman Durmaz, okuyamamanın verdiği hasreti peş peşe yaptırdığı okullarla gidermeye çalışıyor. Yozgat'ın Çekerek İlçesi'nin Fakıdağı Köyü'nde 1952 yılında doğan, yaşadığı fakirlik yüzünden pantolonla 12 yaşında tanışan İşadamı Osman Durmaz, yıllar sonra işadamı olarak döndüğü memleketinde eğitim seferberliği başlattı. İlçe Milli Eğitim Müdürünün daveti ile geldiği ilçesinde biri ilköğretim okulu, diğeri lise beş yıldızlı iki okul yaptıran Durmaz'ın eğitime duyduğu özlem ve hayat hikayesi filmlere konu olacak türden.   Küçük yaşta annesini kaybeden Osman Durmaz, 12 yaşına kadar çobanlık yaptığı köyünden İstanbul'a inşaatçılık yapmak üzere gider. İnşaatlarda geçen gençlik yıllarında azimle çalışıp kendi işini kurmayı başaran Durmaz'ın yaşadığı zorluklar büyük bir işadamı olmasının yolunu açar. Fakirlikten işadamlığına uzanan yolda kazanabilecek her şeyin sahibi olan Durmaz, okuyamamanın hasretini bir türlü gideremeyince doğduğu köye modern bir ilköğretim okulu yaptırır.   Köyüne 12 derslikli modern bir ilköğretim okulu kazandıran Durmaz'ın ikinci okulu olan Çekerek Osman Durmaz Anadolu Öğretmen Lisesi geçtiğimiz ay içerisinde TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın katıldığı görkemli bir törenle açıldı. Fakirlikten işadamlığına uzanan mücadele dolu ömründe kazanılabilecek pek çok şeyi kazanan fakat okul hasretinin bir türlü dinmediğini söyleyen İşadamı Osman Durmaz; “Malım, mülküm, servetim çocuklarımıza feda olsun. Yeter ki onlar okul istesin ben okullar yaptırayım” dedi. İşadamı Osman Durmaz, son okulunu kendisi de gece gündüz inşaatlarında çalışarak bir buçuk yıl gibi kısa sürede tamamladı.     Yaklaşık 35 sene oldu ben Çekerek'ten ayrılalı diye sözlerine başlayan Durmaz; "Öksüzlükle gittim memleketimden. Dışarı ülkelere gittim. İstanbul'da çalıştım, fakat hiç okuyamadım. Bu okul hasretini hiçbir zaman unutamadım ve çocuklarımı dahi okutamadım. Onun için 35 sene sonra Çekereğimize döndüm. Bir okul vaat ettim o da köyümüzeydi. Oraya okulu Allah nasip etti yaptım, ikinci sefere Çekerek'e geldim. Şimdi ikinci seferde de İmam-Hatip'in peşindeyiz. Arsa 50 bin lirayken 220 bin liraya mal ettim İmam-Hatip binası için arsa aldık. Onu da Allah kısmet ederse canım sağ olursa onu da yapacağım, söz veriyorum.    Temelinden başladım sonuna kadar mücadele ederek Allah'a bin kere şükür bu günleri gösterdi bana. Bütün Milli Eğitim Müdürlerimize ve halkımıza da teşekkür ediyorum bana yardımcı oldular. Bu şekilde ikinci okulu açtık. Onlara böyle bir okul kazandırdığıma çok mutluyum, gururluyum.    Köyde kaldığım da köylerde çobanlık yaptım. 11-12 yaşından sonra ben annemin, babamın yüzünü görmedim öksüz büyüdüm. Kendim okuyamadığım için duygulandım ve başka yere gittim dışlandım okur yazarlığı olmayan insan diyerek. Onun için bu dışlanmaya karşı geldim bu okulu bu şekle getirdim yaptım. Vicdan acımdan, merhamet acımdan bu okulumuzu buraya, memleketimize, devletimize kazandırdım. Bundan sonra da servetimi yine okul için eğitim için adıyorum. Okul için yapacağıma söz veriyorum" dedi.   BURADA HİÇ OKUL YOKTU   "Burada okul hiç yoktu. Kerpiç binalardı. Biz okul görmedik. Onun hasretini zaten çekiyordum. Okuyamadığım için çok üzüntüdeydim Allah bunu bana nasip etti. Şimdi iki tane okulu pırıl pırıl açtım. Burada çocuklarımızın bütün gençlerimizin okumasını istiyorum. Bir de Allah bana fırsat verse de gelsem ben buralarda bir okusam şu memlekette okumuş olsam başbakan dahi olurum. Çok öksüzlük gördüm çok parasızlık çektim, çok yoksulluk çektim Cenab-ı Allah da bana nasip etti. Bu şekilde yaptım" diye konuştu.   İlçe Milli Eğitim Müdürü Bedrettin BOZKURT ise; "Osman Amca sadece okul yaptırmakla kalmadı. Bizde de müthiş bir heyecan gösterisi vardı. İstanbul'da uzun yoldan geliyordu kendisi gece saat ikide, üçte inşaatının başında beklerdi. Öyle zaman oluyordu ki gece saat üçte telefon ediyordu müdür bey yattınız mı diye. Kaymakam Beyi arıyor, kurum amirlerini arıyordu. Kendisi yatmadı, bizi de yatırmadı ama biz en güzel anılarımızı yaşadık. Saat üçte, dörtte inşaatının başında gördük. Zaman zaman elinde çekiçle beraber gördük. İnşaatta bizatihi çalıştı, çok heyecanlı. Okuyamamanın verdiği o yüksek heyecandan dolayı bir an önce projem bitsin çocuklar modern bir hale girsin diye kendisinin de çalıştığına defalarca şahit oldum" ifadelerini kullandı.    

Bu haberi nasıl buldunuz?

chat_bubble Yorumlar (0)

İpucu: Giriş yapın veya misafir olarak yorum yapabilirsiniz.

⚠️ Misafir yorumlar moderasyon onayından sonra yayınlanır.

chat_bubble

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!