Yazı Detayı
11 Haziran 2016 - Cumartesi 23:11
 
Hayırlı Ramazanlar
Salim Gülbahçe
salim_1958@hotmail.com
 
 

Bakara Suresi'ne göre Kur'an'ın İslam peygamberi Muhammed'e gönderilmesi Ramazan ayında başlamıştır ve bu ay içinde "oruç" tutmak müslümanlaraemredilmiştir. İlgili ayet şöyledir:
“O Ramazan ayı ki irşad için, hak ile batılı ayırt eden, hidayet ve deliller halinde bulunan Kur'an onda indirildi. Onun için sizden her kim bu aya erişirse oruç tutsun. Kim de hasta veya yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diliyor, zorluk dilemiyor. Bir de o sayıyı tamamlamanızı ve size gösterdiği doğru yol üzere kendisini yüceltmenizi istiyor. Umulur ki, şükredesiniz! (Bakara 185)

 “Nerde eski ramazanlar” diye başlanır ramazan sohbetleri ve gerçektende eski ramazanları görenler ve yaşayanlar bu sözlerinde haklılardır. Ramazan bir ibadettir bunu şova dönüştürmeyelim. 
Mükellef olan Müslümanların Ramazan orucunu tutması ( İslamın şartlarından biri ) “farzdır.”
    Bende eski ramazanların bir bölümünü gören yaşlardayım.1970 li yıllardan beri ramazan aylarının feyzini ve bereketini alanlardanım çok şükür. Eskiden yaşanan ramazanlarla şimdiki yaşanan ramazanlar arasında çok büyük farklılıklar yaşıyoruz ve geriye dönüp baktığımız zamanda ister istemez nerde eski ramazanlar diye hayıflanıyoruz ve o günlere özlem duyuyoruz.Her ne kadar zamanla bu ramazan gelenekleri zaafa uğrasada çok şükür yinede yaşamaya ve yaşatmaya çalışan insanların sayısı küçümsenmeyecek kadar fazladır. Buda beni mutlu etmeye yetiyor ve gelecek nesillere aktarmaya umudumu yeşertiyor.Nesil denince  akla gelen  bu günün gençliği ve yarının gelecek gençliği gerçekten ibadet, gelenek, görenek, sevgi, saygı gibi duyarlılıklardan mahrum olarak yetiştiriliyor. Peki suçlu bu gençlermi ? yoksa onlara gereken önemi vermeyen, rehber olmayı beceremeyen, onları düzeysiz ve düzensiz yaşantıların akımına kapılmalarına göz yuman biz Anne,Baba,ve bizleri yönetenlerin yaptıkları yanlış yönetimin sonuçlarımı  veya bütün bireylermi suçlu, suçlu kimden ziyade nemelazımcılık dan kaynaklanan bir ihmalmidir. Diye düşünmeliyiz.???.
    Benim gayem suçlu aramak değil,gençlerimizi gelenek ve göreneklerimizden uzaklaştıran akımlara bir çözüm bulmak ve zararlı gördüğümüz yaşantılardan gelecek nesillerimizi korumaktır. Manevi güzellikleride usulüne gelenek ve göreneklere uygun şekillerde yaşamak olayın maneviyatına yakışanı yaşamak amacındayım. Örneğin diyelimki  ben şeker hastasıyım, veya mide spazmı yaşıyorum ve  doktor raporuyla oruç tutamıyorum. Bu dinimizcede  uygundur şartlar yerine getiriliyorsa  sorun gözükmüyor. Bu gibi hallerde oruç tutmayanlarım yemek içmek ihtiyacını kimsenin göremeyeceği şekilde kapalı mekanlarda yapmaları gerekmektedir. Rabbim mazeretleri doğrultusunda oruç tutamayanlara, gizliliğe önem verenlerin sevaplarını yine oruç sevabı  yazacaktırinşallah. Oruç tutmuyorum diyede açıktan yemek içmek doğru değildir. Oruç  tutanlara saygısızca sokaklarda dondurma, sigara, kuru yemiş vs  gibi yiyecek ve içecek  mamullerini tüketmek çok yanlıştır. Oysaki bu tür ihtiyaçları karşılamak için lokantalar, kafeler mevcut. Aksi halde oruçlu insanların nefislerini zora sokacak bu durumlardan dolayı sevap kazanamadığımız gibi, günahta işlemiş oluruz. Lütfen bu gizliğe onlar için saygı duymasak bile en azından kendimiz için  duyarlı olalım. Bir ata sözünü hatırlayalım. “ibadette gizli kabahatte gizli” sözü bu yaşananları gayet güzel özetlemektedir. 
    “Nerde eski ramazanlara” dönecek olursak  of çekmek yerine atalarımızın yaptıkları gibi bu mübarek ayda fakiri,yoksulu ve kimsesi olmayanları düşünerek onlara gerekli ilgi ve alakayı göstermeliyiz. Açları ve açıkları düşünmeliyiz. Tabiki bu yapacağımız yardımları reklam olsun adım duyulsun zenginliğim görünsün düşüncesi uğruna şova dönüştürmeden “riya yapmadan” Tabiri caizse ( sağ elimizin verdiğini sol elimizin görmemesini sağlayarak gizlilikle) yapmalıyız.Yoksa ( Körler sağırlar birbirini ağırlar ) misali yapılan iftar sofraları,  göstermelik iftar yemekleri, beş yıldızlı mekanlarda yapılan ramazan karşılamaları bizim anane ve törelerimize ne kadar uyuyor ve bu genç nesiller bunlardan nasıl  örnek alabilir. Peygamber efendimizin yaşadıklarını örnek almalıyız ve gençlerede bunu yaşatarak göstermeliyiz diye düşünüyorum.İftar çadırlarında yoksullardan çok durumu iyi olan insanları görmek mümkün ve bu insanların bazıları oraya ramazana inancı olduğu ve iftar yapmak için gitmediği sadece akşam yemeğini bedavaya getirme ye çalışma olduğu çok acı bir zihniyet bozukluğudur. ( Ben bunları gördüğüm ve duyduğum izlenimlerimden) aktarıyorum.İftar çadırı yetkililerininde bu durumla ilgilenmelerini diliyorum. Ramazanları eski ramazanlar gibi yaşayalım ve nerde eski ramazanlar demeyelim dileklerimle. Ramazanımızın feyzini ve bereketini almayı bütün İslam alemine Yüce Râbbimizden niyaz ediyorum.Hayırlı ve bereketli ramazanlar diliyorum.

 

 

 
Etiketler: ramazan, eski ramazanlar, ayet, oruç, iftar, yozgat, peygamber efendimiz
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Modül 5