Yazı Detayı
10 Ekim 2015 - Cumartesi 10:49
 
BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ !
Salim Gülbahçe
salim_1958@hotmail.com
 
 

Bir ata sözü ve bir özlü sözle başlamak istiyorum. “Bir Elin nesi var, İki elin sesi var “( Yalnızlık Allaha Mahsuz ) vs. gibi bu örnekleri çoğaltmak mümkün.işte bu sözlerle çoğulun önemi ve tekilin yetersizliği vurgulanmaktadır. Bir ülke bir aile yapısı gibidir ve büyük benzerlik içermektedir. Nasıl ki bir aile hayatını idame ettirmek için kendi içinde ve kendi belirlediği belli kural ve kaidelerle yaşamak durumunda ise ve diğer ( Komşuluk ilişkilerini, Evlilikle büyük aile olmak, Adet, Gelenek ve Görenekler Yaşamak ve yaşatmak, Dostla dost, Düşmanla Düşman yaşamayı öğrenmek, kısacası birlik ve beraberlik içerisinde bir yaşam sürmektir.Bu gibi etkenleride işte bir ülke olarak, kıta olarak hatta dünya olarak kendimizce uygun gördüğümüz ve kendimizi de ona adapte ettiğimiz kural ve kaidelerin içinde yaşıyoruz ve yaşamalıyız da. Aksi halde bölünürsek, parçalanırsak, dağılırsak yalnızlığa mahkum oluruz. Bu durumda dış ve iç düşmanların iştahını kabartır ve bu dağılmış toplumları sömürüsü altına almak için harekete geçerler ve kolay bir av oluruz.

Dünya coğrafyasına ve tarihine baktığımızda gördüğümüz zulüm, vahşet, zoraki göç, haritalardaki değişim ve toprak kaymaları gibi gerçekler işte parçalanmalar neticesinde meydana gelmektedir. Birliğini, beraberliğini vebütünlüğünü koruyabilen ülkeler asırlardır dim dik ayaktalar ve güçlü devletler olarak anılmaktalar. Birlik ve bütünlüğünü koruyamayan ülkelerde bu güçlü devlet olarak anılan devletlerin sömürüsüne maruz kalmaktalar. Dünyadaki savaş sistemleri büyük bir değişime uğramıştır. Artık gücü gücü yetene şeklinde yapılan savaş sistemleri tarihi eser olmuştur. Şimdi ise savaşlar çok farkı alanlarda ve farklı tekniklerle yapılmakta, fiziki savaş ilan etmeler yerini sinsi kurnazlıklara, ayrıma yönlendirmelere, kışkırtmalara ve kısaca akıl, fikir oyunlarına bırakmışlardır. Uzun vadeli programlarla Bu ortamlara çabuk kandırılıp girebilecek ülkeleri karıştırmak ve iç savaş çıkarttırmak için çeşitli ( sağcı-solcu, farklı meshepgrubları, dinler, renkler ve ırklar ayrımı vs. gibi ) oyunlar sahneliyorlar. Bu konulara zaafı ve hassasiyeti olan zayıf ülkeleri kışkırtma yoluyla iç savaşa sürüklüyorlar ve akabinde, karıştırdıkları ülkelere yardım ve destek etme bahanesiyle geliyorlar ve ülkeyi zaptederek himayeleri altına alıyorlar. Asırlarca sömürüyorlar. 

Yukarıda dikkat çektiği dünya coğrafyasına baktığımızda önemli bir ayrıntıyı yakalayabiliriz. Yapılan bu sinsi oyunlarla karıştırılan teröre ve iç savaşa sürüklenen, sürüklenmek istenen ülkeler genellikle islam dinini yaşayan, Müslümanı fazla olan Türk Cumhuriyetlerinin olması tesadüf olamaz ve olması düşünülemez. Özellikle asırlar öncesinden hazırlıklarla bu ülkeler, Geleneksel olarak yıpratılarak, Eğitim ve öğretim alanlarında gelişmelerini engellenerek, ekonomik ve teknolojik büyümesini kısıtlayarak gelişmiş devletlere  muhtaç hale getiriyorlar. Alt yapıyı ve şartları uygun hale getirince de son hamleyi yaparak, Tabi ki yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından zengin toprakları olan Petrol ve önemli maden potansiyeli yüksek seviyeli Ülkeyi seçerek ele geçiriyorlar. Türkiye yide bu amaçlarla karıştırmak için çeşitli terör ve toplumsal zafiyetlerimizle iç savaşa sürükleyip ele geçirmek istiyorlar. Son yıllarda ki gelişmelerimiz dünya ülkelerinin göz dikmelerine sebep olmaktadır. Yapılan büyük hamleler, Türkiyenindünya üzerindeki söz sahibi olan ülkeleri geride bırakma endişesi bir çok Avrupa ülkesinin dikkatlerini çekmekte ve bazı ülke devlet başkanlarının ve yetkili makamlarının sözcülerinin konuşmalarına yansımaktadır. Bu gözlemler bize ders olmalı ve el ele vererek birlik ve beraberliğimizi sağlamalıyız ve bütünlüğümüzü korumalıyız. Türkiyemiz, bir asırdır 72 milleti bir arada, bir bayrak altında tutan bir vatandır. Vatanımıza sahip çıkmamız türlü oyunlara karşı uyanık olmalıyız. Çabuk gaza gelmemeliyiz. Aramızdaki bu oyunları sahneye süren sahte yönetmenleri, sözde sanatçıları ve figüranları tespit etmeliyiz ve aramızdan uzaklaştırmalıyız. Türkiye; 77.695.904 Kişi Halkıyla, 814.578 Kilometre kare Haritasıyla Bir Bütündür. BÖLÜNEMEZ.

 
Etiketler: BİRLİK, VE, BERABERLİĞİMİZ, !,
Yorumlar
En Çok Okunanlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Modül 5