Yazı Detayı
30 Mayıs 2015 - Cumartesi 10:34
 
Azerbaycan
Salim Gülbahçe
salim_1958@hotmail.com
 
 

          Kısa adı ASKED olan Başkanlığını Savaş ÜNAL beyin üstlendiği ( Avrasya, Sanat, Kültür, Edebiyat  Derneği )  ile ASKED  Azerbaycan Temsilcileri olarak destek veren Raife SERXANGIZI VE Qabil EDALET,  ile birlikte yaptıkları “ULUSLARASI” bir  etkinlik düzenlenmiştir.  Bu etkinliğe de Türkiye’den, "ASKEF" çalışmaları için seçilen dernekler davet edilmiştir.  Yeni Kurulum Aşamasında olan ASKEF ( Avrasya Sanat Kültür Edebiyat Federasyonu ) isimli Federasyonun öncülüğünü yapan ASKED derneği ile birlikte hareket ederek ve bu federasyonun Kurucu Derneklerden biri  olan derneğimiz “YOŞAYBİR-DER” de katılım için davet edildi. Bende Yozgat ( YOŞAYBŞİR-DER ) Dernek Başkanı olarak,  Derneğimiz adına temsilen katıldım. Edebiyatçı topluluğu  “ Şair, Yazar, Aşık, Ozan ve ses   sanatçıları “ bir araya gelerek muhteşem bir birliktelik iki devlet tek millet örneği sunuldu. Çeşitli dallarda sanatsal faaliyetler icra edildi.  İleride yapılacak buluşmaların daha kapsamlı ve daha güçlü şekilde olması gerektiği vurgulandı ve yapılan etkinlik büyük beğeni topladı. Tüm katılımcıları ve organize edenleri tebrik ediyorum.

                Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği  için 8 günlük muhteşem ve görkemli bir programla, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan üçgeninde ve bu ülkelerin değişik şehirlerini de kapsayan bir edebiyat yolcuğunu gerçekleştirildi. Bu üçgen Edebiyat, Kültür, Sanat, alanında büyük bir köprü olur ve dünyanın her yerinde yaşayan edebiyat sevdalılarının buluşmasına vesile teşkil eder inşallah. Sadece sanatçı girişimlerinin yeterli  olmadığı buna Devletler düzeyinde bu amaca hizmet eden kurum ve kuruluşlara kültürel imkanlar sunulması, Kültür Bakanlıkları arasındaki dış ilişkiler noktasında bu konular masaya yatırılarak ayrıntılı şekilde analiz edilmeli ve bu köprünün temelini sağlamlaştırıp çatı çıtasının da yükseltilmesi gerekmektedir. Sınırlardan edebiyat ve kültüre vize ve benzeri engeller kaldırılmalı. Zira bizim bu etkinliğimizi sınırdaki hukuki prosedürler sekteye uğrattı ve bir günümüzü ziyan etti.  bizleri adeta sınırlara ve sınırlar arasındaki ( dinlenecek, yiyecek, içecek ve ihyaca cevap verecek imkanların olmadığı ) kurtarılmış bölgeye hapsetti. Bu sorunların bir an önce giderilmesinin gerekliliği aciliyet arz etmektedir. Bu noktada Sosyal ve Kültürel  Derneklere gerektiği şekilde görev ve sorumluluk yüklenmeli ve imkanlarını da aynı ölçüde değerlendirilmelidir. Somut olmayan ve unutulmaya namzet kültürel değerlerimiz kurtarılmalıdır.
               Ayrıca da Şehitliklerde  yaptığımız ziyaretlerde Türkiyenin  çeşitli illerinden de  onlarca şehidin isimlerinin yer aldığını abidelerin de gördün ve resmettik . Programın iki ülkenin kardeşlik  bağlarını güçlendirici  rol oynadığını söylemek mümkün. Daha ileriki hedeflerinin bu etkinliklerle kalınmayacağını ve diğer  Türk ve İslam cumhuriyetleriyle de ( Doğu Türkistan, Balkan Cumhuriyetleri vs. gibi ) ortak etkinlikler yapılacağının işaretlerini hissedilmiştir. Bu çalışmaları da yeni kurmakta oldukları “ASKAF” Federasyonu olarak  “Federasyon çatısı altında yer alan derneklerle”  gerçekleştirilmesinin daha faydalı olacağı gözlenmiştir.  Büyük hedeflere büyük kuruluşlarla  varılır. Bu federasyonun büyük bir kuruluş olacağına inanıyorum.
               Ülkeler arası para birimleri bir birine dönüştürülmeli ve para ile alınacak ihtiyaçlar kur üzerinden hesaplanarak ihtiyaç mamulleri temin edilmelidir. Bu yolculukta bir örnek verecek olursak. Türkiye’den Azerbaycana kara yolu ile gitmek için uğramak zorunda kaldığımız, önce ( İçerde “Acer halkından oluşan”  Acaristan  olarak yaşayan , dışarda ise Gürcistan’a bağlı olan Acaristan) dan geçerek Gürcistan’a oradan da fazla kalmadan Azerbaycan’a geçeceğimizden, “konaklama yapmayacağımız içinde Lari almadığımız,” ( para birimi “Lari” olan )  Gürcistan da   “Dünya kenti dedikleri başkenti olan Tiflis” de dahi olmak üzere tuvalet dahil hiçbir ihtiyacımızı Türkiye’mizin Parası Türk Lirası-  Azerbaycan Parası “Manat” ve ABD parası Dolar” işlem görmedi ( istisnalar-bir türk lokantası-  hariç) karşılayamadık. Paramızla mal ve hizmet alamadık. Azerbaycan’a geçene kadar çantalarımızdaki erzakları tüketerek idare etmeye çalıştık. Lari olmadığı için Derme çatma ilkel vaziyette olan tuvaletlere bile giremedik. Nice meşakkatten sonra Azerbaycan’a ulaştık ve rahat bir nefes aldık. Oysa daha önce bir toprak olan iki ülke arasındaki bu farkın mevcudiyeti bizleri üzmüştür.  2 ülke olarak farklı ergumanları sergileyen bu toprakları ortalarından geçen “Kür” Nehri bile birleştirememektedir. Bu ayrışmalar ve farklılaşmalar Türk cumhuriyetlerinin ortak kanayan yarasıdır. Azerbaycandan ayrılırken aklımızda kalan bazı güzel sözlerden birkaç örnek sunuyorum…

/// Lokantanın önündeki yazı---Özünü Buraya Sahlada, Aç Goma Bizi--- ///Arabasının garajının önündeki yazı--- Qarajın Gabağına Maşın Sahlama--- /// Benzinlikteki uyarı yazısı---Yanacaq Doldurulurken, Müherriki Söndürünüz---///  Ormandaki piknik alanı--- İstirahat Merkezi---///

Not: Bu Güzel Resim Ve Video Anılarını Çekerek Bizlere Sunan “Halise Tekbaş Ve Hakan Ertürk” Kardeşlerime Arkadaşlarım Adına Teşekkür Ediyorum.

 
Etiketler: Azerbaycan,
Yorumlar
En Çok Okunanlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Modül 5