YASADIŞI DİNLEME KOMİSYONU RAPORUNU SUNDU
107 defa okunmuş - 20 Haziran 2013 - Perşembe 00:00
YASADIŞI DİNLEME KOMİSYONU RAPORUNU SUNDU Çalışmalarını tamamlayan TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu, Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf BAŞER'in başkanlığında raporunu TBMM Başkanı Cemil ÇİÇEK'e sundu. Komisyon Başkanı Av.Yusuf BAŞER, konuyla ilgili başta Adalet Bakanlığı, MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı olmak üzere birçok kurumdan görüş aldıklarını söyledi. Komisyonun, "Dinleniyor muyum?" endişelerinin, mevzuattaki eksiklikler ve uygulamadan kaynaklı sorunlardan meydana geldiği kanaatine ulaştığını belirten BAŞER, "Komisyon olarak şuna inanıyoruz; insanın mutluluğu için önemli olan özel hayata saygı gösterilmesini temel hak olarak görüyoruz. Huzurlu bir toplum olmanın yolunun, güvenli bir ortamda olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. BAŞER, Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun Tasarısı'nın bir an önce yasalaşmasını isteyerek, komisyonun önerilerinden bazılarını şöyle sıraladı: "CMK' nın 135. maddesindeki eleştiri ve eksiklikler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmeli. Özellikle katalog suçlar ve buna ilişkin geri bildirimlerin mutlaka yeniden ayrıntılı olarak düzenlenmesi gerekir. İletişimin denetlenmesi sırasındaki tedbirler, delil niteliği olmayan özel hayatı ilgilendiren kayıtların ifşasının önlenmesine dair düzenlemeler yapılmalı. Özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti ihlallerine ilişkin olarak cezaların artırılmasına yönelik düzenlemeler yapılmalı. Yasa dışı dinlemelerde kullanılan özellikle böcek denilen araçların ithaline, alım- satımına, bulundurulmasına ilişkin ilgili bakanlıkların işbirliğiyle yeni bir düzenleme yapılmalı. Özel ve kamuya ait güvenlik kameraları, MOBESE kayıtları gibi kayıtların yasal düzenlemeleri olmadığı sonucuna ulaştık, bununla ilgili yasal düzenlemeler yapılmalı. Yurt dışında bulunan içerik ve yer sağlayıcıları, Türkiye'de temsilcilik ve irtibat büroları oluşturmalı. CHP Eski Genel Başkanı ve MHP milletvekilleriyle ilgili hususlarda kaynakların yurtdışı bağlantılı olduğundan dolayı Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumlar tarafından bunlar tespit edilemedi. Bunun için Youtube gibi kuruluşların, Türkiye'de temsilciliklerinin bulunmasının zorunlu olduğu kanaatine ulaştık. Ulusal bilgi güvenliğinin sağlanmasına dair çalışmalara önem verilmeli ve bununla ilgili özel milli yazılımların kullanılması gerekir. Telekomünikasyon altyapısının millileştirilmesi gerekir. Özellikle siber güvenlik eylem planı hazırlanmalı. Bununla ilgili yasal düzenlemeler yapılmalı. Kamuoyunu yanıltma ve toplumsal kargaşa oluşturma amaçlı haberlere karşı olarak, kamu kurumları vatandaşı doğru haberdar edebilmesi için sosyal medyaya, resmi olarak katılmalı." Dedi. TBMM Başkanı ÇİÇEK, parlamentoda bu dönem, toplum hayatını, kişi hak ve özgürlüklerini çok yakından ilgilendiren birçok araştırma komisyonu kurulduğuna işaret etti. Bu komisyonların, önemli bir ihtiyacı karşıladığını vurgulayan ÇİÇEK, Meclis'in en verimli çalışma alanlarından birinin araştırma komisyonları olduğunu kaydetti. ÇİÇEK, "Sizin çalışmanız, daha güvenli bir toplum bakımından, varsa tedirginliklerini ortadan kaldırmak, huzur içinde olmalarını sağlamak, 'dinleniyor muyum, özel hayatıma müdahale ediliyor mu?' tarzındaki bir seri sorunun cevabını bulabilmesi açısından önemli" dedi. Araştırma komisyonlarında bir eksikliğin bulunduğunu ifade eden ÇİÇEK, Meclis olarak önemli çalışmalar yaptıklarını ancak yapılan çalışmaların ne olduğu, önerilerin hangisinin hayata geçirildiğine yönelik ikinci denetim imkanının bulunmadığını belirtti. ÇİÇEK, İçtüzük Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarında bunun dikkate alınması gerektiğini dile getirerek, "Nasıl KİT Komisyonu'na kuruluşlar gelip, bir yıllık çalışmasının değerlendirmesi yapılıp, hesabı veriliyorsa, bunun gibi araştırma komisyonun sonuçlarını değerlendirecek başka bir komisyon ya da herhangi bir komisyon da olabilir. Önerilerle ilgili yürütme organının, özel sektörü ilgilendiren bir konu varsa onların ne yaptığını, derli toplu takip etmek imkanı olur. Aksi halde 'çalışma yapıldı rafa kaldırıldı' söylemine de muhatap olmayız" diye konuştu. ÇİÇEK, bu çalışmanın, zamanlama ve içerik itibariyle son derece önemli olduğuna işaret ederek, "Toplumda tedirginlik var. Bir kısım davalar nedeniyle bu daha çok gündeme geldi" dedi.  Sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için bir kısım bilgilerin eksik olduğunu görmeleri gerektiğini anlatan ÇİÇEK, eksik bilginin, kişiyi eksik hükme götürdüğünü kaydetti. ÇİÇEK, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Onun için bu alanda sizin de tespitleriniz dikkate alındığında, belki bazı yasalarda değişiklik yaparak, belki bazı alanlarda yeniden düzenleme yaparak işin yasal boyutunu gidermemiz gerekiyor. Kişisel verilerin korunması uzun zamandır gündemde olan, AB ile ilgili de bir konu. Uluslararası ilişkilerde de en çok üzerinde durulan konulardan biridir. Burada bir boşluk var. Bir düzenlemeyi yaparken, Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmeleri ve anayasayı dikkate alarak, bu kişisel verilerle ilgili düzenlemenin bir an önce yapılması lazım. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, söylediğiniz ihtiyaçlar açısından gözden geçirilip, güncelleşmesi gerekiyor. Ama burada gözardı etmememiz gereken husus, Ceza Muhakemesi Kanunu, suç işlendiği iddiasıyla delil elde etmek için delilden sanığa ulaşmak bakımından suçun işlendiği tarihten sonraki kısmı düzenleyen bir yasadır. Bir de önleyici dinlemeler var. Şikayetlerbiraz da sanki oradan çıkıyor olabilir. İşin o kısmını da bir bütünlük içinde görmek gerekecektir. Siber güvenlik konusu, Türkiye'nin milli menfaatleriyle, milli güvenliğiyle doğrudan ilgili bir konu. MGK'nın bir gündem konusudur. Devletin ilgili kurumları bu konu üzerinde yoğun şekilde çalışıyor, kurumlarımız zaman zaman tacizlere muhatap oluyor, sitelere girilmek suretiyle" dedi.  Daha sonra BAŞER, ÇİÇEK'e komisyonun raporunu sundu.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...