BOZDAÐ MISIR’DA DEMOKRASİ DARBESİ GERÇEKLEŞTİ
91 defa okunmuş - 06 Temmuz 2013 - Cumartesi 00:00
BOZDAÐ MISIR'DA DEMOKRASİ DARBESİ GERÇEKLEŞTİ Başbakan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ; “İktidar sandıkla gelinir, sandıkla iktidardan gidilir. Mısır'da gerçekleşen bir demokrasi darbesidir aynı zamanda. Milli İradeye karşı bir darbedir. Burada demokratik bir yöntemmiş gibi bunu algılatacak, bu anlama gelecek bir cümleyi kurmak ana muhalefet partisinin bir liderine, siyaset yapan, demokrasiye inanan hiç kimseye yakışmaz, doğru da olmaz” dedi. Yozgat'ta hayırsever işadamı Bilal Şahin tarafından yaptırılan Bilal Şahin Külliyesi'nin açılışı sonrası Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile birlikte Cuma namazı kılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, cami çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bozdağ, gazetecilerin Mısır'daki darbeye CHP'den gelen destekler türdeki açıklamaların hatırlatılması üzerine; “Mısır'da gerçekleşen bir demokrasi darbesidir aynı zamanda. Milli İradeye karşı bir darbedir. Burada demokratik bir yöntemmiş gibi bunu algılatacak, bu anlama gelecek bir cümleyi kurmak ana muhalefet partisinin bir liderine, siyaset yapan, demokrasiye inanan hiç kimseye yakışmaz, doğru da olmaz. Çünkü demokrasi için iktidar değişikliğinin yolu sadece  sandıktan geçer” dedi. Mısır'da yaşananları ‘Askeri bir darbe' şeklinde ifadelendiren Bozdağ, askeri darbelerin demokrasiye, milli idare ve hukuka karşı yapılmış darbeler olduğunu kaydetti. Başbakan Yardımcısı Bekir BOZDAÐ Cuma namazı çıkışı yaptığı açıklamada; “Meclis Başkanımız bir açımlama yaptı, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun bu güne kadar yaptığı çalışmalara ilişkin genel başkanları, siyasi parti liderlerini ziyaret edeceğini ifade ettiler. Açıklamalardan anladığımız kadarıyla bu güne kadar uzlaşma komisyonunda 48 madde üzerinde bir mutabakatın sağlandığı, diğer maddeler üzerinde ise itilafın devam ettiği anlaşılıyor. Gelinen son noktayı Sayın Meclis Başkanımız, uzlaşma komisyonu başkanı sıfatıyla da siyasi partilerin genel başkanlarına yaptığı açıklamalara göre sunacak” dedi. BOZDAÐ açıklamasının devamında; “Şuanda Hacla alakalı Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye ayırdığı kotada bir indirim talebi oldu. Esasında sadece Türkiye'ye ait kotalarda değil bütün ülkelerdeki hac kotalarında yüzde 20 indirieceğini duyurdu. Bunu Türkiye'ye de iletti. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, Dışişlerimiz, bakanlık olarak biz, Diyanet İşleri Başkanlığımız bu konuda bir indirim olmaması için girişimlerde bulundu. Ancak şuana kadar olumlu bir cevap alınamadı. Çünkü orada devam eden inşaat çalışmaları var. Hacıların güvenliği bakımından sorunlar çıkacağı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu güvenlik sorunları nedeni ile böyle bir karar aldığını görüyoruz. Bu çerçevede Diyanet İşleri Başkanlığı Bakanlıklararası Hac Kurulu değerlendirme yaptıktan sonra bir adım atacaktır. Bu çerçevede neler olacak onu hep beraber göreceğiz.  ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARI DOÐRU Anayasa Mahkemesi'nin kararı hukuk devleti bakımından bana göre doğru bir karar. Çünkü hiçbir hukuk devletinde insanlar kuvvetli suç emareleri var gerekçesi ile 10 yıl tutuklu bulunmazlar, bulunamazlar, bulunmamaları lazımdı. Eğer suç sabitse mahkemenin, yargılamanın kısa sürede bitip karara dönüşmesi lazım. Yok 10 senede siz yargıladığınız bir insanın suçluluğuna ilişkin mahkemeyi karar vermeye mecbur bırakacak deliller ortaya koyamıyorsanız o  zaman bu insanların tutuklu kalması doğru olmaz. Hukuk devletinde fevkalade yanlış bir uygulama olur. Ancak Türkiye'de örgütlü suçlar nedeni ile, terör suçları nedeni ile bazı davaların uzun sürdüğünü biliyoruz. Uzun tutukluluk düzenlemesi de örgütlü suçların terör ile ilgili suçlarda ortaya çıkan durumların detaylı bir şekilde soruşturma ve kovuşturulmasının yapılarak neticelendirmesi için konulmuştur. Bu noktada Anayasa Mahkemesinin 5 yılın üzerindeki tutukluluğun hukuka aykırı, Anayasa'ya aykırı gören kararını bende isabetli bir karar olarak görüyorum.  MISIRDA GERÇEKLEŞEN ASKERİ DARBEDİR Bir defa Mısır'da gerçekleşen bir askeri darbedir. Bunu herkesin kabul etmesi lazım. Askeri darbeler hem demokrasiye hem milli iradeye hem de hukuka karşı bir darbeder aynı zamanda. Demokrasilerde bildiğimiz gibi iktidarlar sandıkta halkın oyu ile belirlenir. Görev süresi ne ise o kadar görevi yapar ve erken seçim kararı alabilir. Yeniden sandık kurulur, sandığa gidilir ve vatandaş hem iktidar değerlendirilmesini yapar hem muhalefetin değerlendirmesini yapar.  İktidarı hizmetlerinden ibra eder, yeni projelerini yapmak için yetkilendirebilir. Veya tam tersi muhalefeti iktidara ehil görür, iktidar değişikliğini verdiği oylarla gerçekleştirebilir. Bu tamamıyla sandıkta milletin oyuyla gerçekleşebilecek olan husustur. Demokrasi dışındaki yöntemlerde iktidarın el değişmesi için sandık dışı yollar yapılabiliyor, olabiliyor. Onun için de Türkiye bir demokrasidir, demokrasi olduğunu söyleyen bütün ülkelerde iktidar değişikliği sadece sandıkta olur. İktidar sandıkla gelinir, sandıkla iktidardan gidilir. Mısır'da gerçekleşen bir demokrasi darbesidir aynı zamanda. Milli İradeye karşı bir darbedir. Burada demokratik bir yöntemmiş gibi bunu algılatacak, bu anlama gelecek bir cümleyi kurmak ana muhalefet partisinin bir liderine, siyaset yapan, demokrasiye inanan hiç kimseye yakışmaz, doğru da olmaz. Çünkü demokrasi için iktidar değişikliğinin yolu sadece  sandıktan geçer.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...