BAŞER BDP’NİN GRUP ÖNERGESİNE CEVAP VERDİ
71 defa okunmuş - 10 Temmuz 2013 - Çarşamba 00:00
BAŞER BDP'NİN GRUP ÖNERGESİNE CEVAP VERDİ AK Parti Yozgat Milletvekili Av. Yusuf BAŞER, BDP'nin yargı bağımsızlığı ile yargı sistemine ilişkin sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla vermiş olduğu Grup önerisi aleyhinde AK  Parti grubu  adına  konuşma yaptı    Anayasamızın 138. Maddesinde hakimler görevlerini yaparken görevlerinde bağımsız olduklarını anayasaya kanuna hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre karar verecekleri teminat altına alındığını söyleyen Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf BAŞER konuşmasının devamında; “Hiç bir organ makam merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremeyeceği genelge gönderemeyeceği tavsiye ve telkinde bulunamayacağı belirtilmiştir. HAKİMLER VE SAVCILAR TEMİNAT ALTINA ALINDI Anayasamızın 139. Maddesinde hakimler ve savcılar teminat altına alınmış, 142. Maddesinde ise hakimler mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esasına göre görev ifa edeceği belirtilmiştir. Adalet hizmetleri köklü bir devlet geleneğine sahip aziz milletimize yakışmayacak bir şekilde yıllarca geçmiş iktidarlar tarafından ihmale uğramış ve halkımızın adalet sistemine olan güveni azalmış bir ortamda 2002 yılında AK Parti iktidara gelmiştir. Adalet sistemine ait olan ve grup önerisinde belirtilen sorunların tamamına yakını 2002 öncesi Türkiye'nin fotoğrafıydı. AK Parti iktidarı ile birlikte adalet sistemine ilişkin sorunların çoğu sorun olmaktan çıkmış yada azalmıştır. AK Parti 10 yıllık iktidarında adalet hizmetleri alanında önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Bu bağlamda yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlenmesinin yegane yolu olan demokratik meşruiyetin gerçekleştirilmesinden mevzuatın yenilenmesine, fiziki ve teknik altyapının geliştirilmesinden, ceza infaz kurumlarının modernizasyonuna, insan kaynakları kapasitesinin artırılmasından, adalet teşkilatının yeniden yapılandırılmasına kadar pek çok alanda önemli ilerleme sağlanmıştır. YARGI HESAP VERİR BİR KURUM HALİNE GELMİŞTİR Yargının daha katılımcı daha şeffaf ve daha hesap verebilir bir kurum haline gelmesini sağlamış ve güven veren bir adalet sistemini kendisine vizyon olarak belirlemiştir. 2002 yılından önce adliyeler hükümet konaklarının kuytu yerlerinde kiralık apartman dairelerinde, İşhanlarında,  merdiven altlarında teknik donanımdan yoksun olarak faaliyet gösteriyordu. Mahkemelerin iş yükü son derece artmış yargılama makul sürede tamamlanamıyor, hakim ve savcı sayısı adalet personel sayısı yetersizdi. Demokratik meşruiyete dayanmayan hakim ve savcıların temsil edilmediği Avrupa standartlarından uzak ve kast sisteminin hakim olduğu HSYK bulunuyordu. AK Parti olarak, Türkiye' de yargı bağımsızlığının, tarafsızlığının, hakimlik teminatının ve hukuk devletinin güçlenmesinin yolunun HSYK' nın AYM'nin yapısıyla ilgili rasyonel değişiklikler gerektirdiği düşüncesinde olduğumuz için milletimizin teveccühü ile 12 Eylül 2010 halk oylamasıyla HSYK; demokratik meşruiyet, şeffaf ve geniş tabanlı bir yapıya kavuşturulmuştur.HSYK da ilk derece hâkimler ve savcılar ile avukatların da temsili sağlanmıştır. Kendi içinde kapalı yapısı değiştirilmiş ve Yargının temsil kabiliyeti artırılmıştır. AK Parti iktidarı ile birlikte yargının bağımsızlığına tarafsızlığına ve saygınlığına uygun olarak Türkiye'nin dört bir yanında ilinde ve ilçelerinde Adalet Saraylarına kavuşturulmuştur. Bilişim teknolojisi yargının hizmetine sunulmuş, daktilo makinesiyle çalışan adliyeler bilgisayarla donatılmış. UYAP projesiyle bütün adliyeler ve ilgili birçok kurum nüfus, tapu, polis, seçim kurulları ile bağlanmıştır.Avukatların ve vatandaşların internet üzerinden dava açmaları mümkün hale gelmiştir. Yüksek mahkemelerin fiziki altyapıları güçlendirilmiş AYM ve Danıştay hizmet binaları konumlarına uygun olarak yapılmıştır. Bu dönemde demokrasi standartlarını yükselttik hukuk devletini güçlendirdik. 2002 yılından bu yana yapılan mevzuat değişiklikleri evrensel hukuka uygun olarak İnsan hak ve Özgürlüklerinin genişletilmesi hedeflenmiştir. Geçen yüzyılın devletçi zihniyeti terk edilmiş, insan odaklı anlayış benimsenmiştir. İşkenceye karşı sıfır tolerans ilkesi uygulanmıştır. Türk hukuk sisteminin temel yasaları yenilemek suretiyle insan hakları demokrasi ve hukukun üstünlüğüne dayalı devlet anlayışı tesis edilmiştir. Hakim ve savcılarımızın yurt içinde ve dışında yabancı dil eğitimi almaları sağlanmış, dünyadaki gelişmeleri takip etmelerine imkan sağlanmıştır. Ceza infaz kurumları aile mahkemeleri ve çocuk mahkemelerinde psikolog pedagog sosyal çalışmacı uzmanlar istihdam edilmiş, adil yargılanmanın şartları oluşturulmuştur. İnfaz mevzuatı yenilenmiş ve infaz sistemimiz uluslararası standartlara uygun hale getirilmiş, denetimde serbestlik teşkilatı kurulmuştur. Yargının hızlandırılmasına ilişkin olarak kanunlar çıkarılmış mahkemelerin iş yükü azaltılmıştır. Yargıtay ve Danıştay'ın iş yoğunluğu göz önünde bulundurularak yeni daireler kurulmuş üye sayı artırılarak kapasitesi, güçlendirilmiştir. Yaptığımız yargı reformu sayesinde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının genişletilmesi ve demokrasimizin güçlenmesi bakımından Avrupa konseyi Avrupa birliği  Venedik komisyonu tarafından olumlu değerlendirilmiştir. Yıllardır yargılamanın uzun sürmesi sonucu yargıya güven sarsılmış bunu gidermek amacıyla uyuşmazlıklar için alternatif çözüm yolları geliştirilmiş, arabuluculuk müessesi getirilmiş, kamu denetçiliği kurumu kurulmuş, hakim savcı sayısı artırılmış vatandaşlarımızın adalete erişimi kolaylaştırılmış yargılama usulleri basitleştirilmiştir. KARAR HAKİM VE SAVCILARIN Anayasa mahkemesi uzun tutukluluk süresinin anayasaya aykırı olduğuna dair  karar vermiştir. Yasama organına yeni düzenleme yapması için bir yıl süre vermiştir. Terörle mücadele kanununun 10. Maddesindeki tutukluluk süresinin on yıl olması kuralı anayasa mahkemesince yürürlüğü durdurma kararı vermediği için bir yıl daha yürürlüktedir. Bu aşamadan sonra tutukluluğun devam etmesi veya tahliyesine karar verme yetkisi bağımsız hakim ve savcılarındandır. Onların  vereceği karara da  herkesin uyması zorunluluktur.   Türkiye de hiç kimsenin suç işleme özgürlüğünün olmadığını düşünüyor, avukatlarında herkesten daha çok hukuka ve kanuna uyması gerektiğini düşünüyorum. Yaptığımız bu reformlarla birlikte yargı kimsenin ön ya da arka bahçesi olmayacak; yargı milletinin olacaktır. Hukuk milletinin adına işleyecek, hakimler millet adına karar verecek, her şeyin sahibi millet olacaktır. Güven veren adalet sistemi olacaktır dedi.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...