ESAD KENDİ İNSANINI ÖLDÜRDÜ İLİŞKİLERİ O ZAMAN KESTİK
88 defa okunmuş - 10 Ağustos 2013 - Cumartesi 00:00
ESAD KENDİ İNSANINI ÖLDÜRDÜ İLİŞKİLERİ O ZAMAN KESTİK Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hükümet olarak Suriye Devlet Başkanı Esad yönetimiyle çok iyi ilişkiler kurduklarını, ortak parlemento toplantıları yaptıklarını, ancak ne zaman kendi insanını öldürmeye başladı, o zaman ilişkileri askıya alıp dondurduklarını kaydetti. Biz Esad yönetimi ile çok iyi ilişkiler kurduk biliyorsunuz. Ortak Bakanlar Kurulu toplantıları yaptık. Ne zaman ki Esad kendi halkını başlayınca biz dedik ki dur. Olmaz, yaptığın yanlış. Dün aramız iyiydi diye bugün senin insanları öldürmene rıza gösteremeyiz dedik. Kılıçdaroğlu zaman zaman diyor ki; ‘siz bir araya gelip oturdunuz, el sıktınız, şunu yaptınız. Evet doğru, bir araya geldik oturduk ama o zamanki Esad halkını öldürmeyen Esad'dı. Biz ne zamanki Esad halkını öldürmeye başladı, o zaman aramızdaki ilişkiyi dondurduk ve tavrımızı koyduk. Ama CHP Esad'la, adamlarıyla ve askerleriyle halkı öldürmeye başladıktan sonra ilişkisini kuvvetlendirdi. Vekillerini gönderdi, yetkililerini gönderdi onun adamlarıyla görüşmeler yapıldı birden bire. Bu kadar kan, bu kadar gözyaşı varken Esad'a bir kez olsun yanlış yapıyorsun, bu kadar kan seni de boğar. Bu bir zulümdür, doğru değildir diye, açıklama dahi yapmayı çok gördü. Zaman zaman bazıları çok cılız seslerle biz neden konuşmuyorsunuz deyince cevap veremediler.Sürekli Türkiye'yi ve Başbakanımızı suçlayan yaklaşımlar içerisine girdiler. Elinizi vicdanınıza koymanız lazım. Bu kadar ölüm varken, bu ölümleri yaşatana karşı sessiz kalanlar bu ölümlerden dolayı mesuliyetin bir noktasında pay sahibi olurlar. ÖLENLER HIRISTİYAN, YAHUDİ OLSAYDI BM ÖLÜ SAYICILIÐI YAPACAK MIYDI? Suriye'de yüz bini aşkın ölen insan var. Esad'ın öldürdükleri Hıristiyanlardan olsaydı veya Yahudilerden olsaydı, acaba Birleşmiş Milletler ölü sayısını yazmaya devam eder miydi? Yoksa başkaca tedbirler mi alırdı? Herkesin bu soruyu sorması lazım. Birleşmiş Milletler maalesef burada yaşananları seyrediyor. Bu ölümlerden birinci derecede Esad sorumludur. Ama bu ölümlere engel olma güç ve kudretine sahip olupta onları engellemeyenlerde, Allah indinde sorumluluktan asla kaçamazlar. Biz Türkiye olarak her zaman doğru olanı yapmaya özen gösterdik. Geldikleri zaman kapımızı açtık onlara, soframızı açtık, onlarla ekmeğimizi paylaştık.  ÇÖZÜM SÜRECİYLE TERÖR GÜNDEM DIŞI KALACAK Türkiye çözüm sürecini de iyi götürüyor. Hamd olsun çözüm süreci ile terör tamamen Türkiye'nin gündemi dışında kalacaktır.  Son 7 aydır terörle mücadele kapsamında şehit olmuş polisimiz askerimiz yoktur. Terör bittiği zaman Türkiye terörle mücadeleye harcadığı kaynakları kendi kalkınması için harcadığı zaman daha da güçlü olacaktır. Onun için terörün bitmesinden rahatsız olanlarda vardır. Türkiye'de çözüm süreci başlamış telaş almış başkalarını. Konuşuyorlar yahu nasıl işliyor bu çözüm süreci diye birileri işte terör örgütü ne aldı da bu işi yapıyor diye. Terör örgütünün ne aldığının gailesini çekiyorlar. Öte yandan hükümet ne verdide böyle oldu diye hükümeti karalamanın peşine koşuyorlar. Bilesiniz ki değerli kardeşlerim biz ülkemizin aleyhine olan hiçbir şeyin altına bu güne kadar imza atmadık, bundan sonrada atmayız. Bu ülkeyi ve devleti güçlendirecek işler yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Terörle mücadele konusunda bugüne kadar resmi makamlar 400 milyar lira harcama yapıldığını gösteriyor. Ama gayri resmi rakamlar daha da büyük harcamalar yapıldığını gösteriyor. Trilyonlarca dolar. Şimdi biz terörle mücadelenin bittiği bir ortamda senede 15-20 milyar doları terörle mücadele yerine Türkiye'nin işinin aşının çoğalmasına, istihdamın olmasına, ekonominin kalkınmasına, alt yapısına üst yapısına harcamış olsak Türkiye'yi kimse tutamaz. Şimdi bundan rahatsızlıklar var. Bunu burada bir kez daha söylemek isterim. Terör meselesini çözmek cesaret ister, yiğitlik ister, risk almak ister. Siyasi kaygılarla oy hesaplarıyla hareket etmemeyi gerektirir. Sayın başbakanımız bu konuda her türlü provokasyona açık her türlü iftiraya açık bir süreç içerisinde milletimizin ve ülkemizin hayrına yararına olduğu için çözüm sürecini başlatmıştır. Büyük bir risk üzerine almıştır. Cesaretle yiğitçe bir adım atmıştır, eğer başbakanımız siyasette kaldığı süre içerisinde Türkiye bu meseleyi çözemezse ikinci bir Tayyip Erdoğan gelene kadar terör konusunu konuşmaya Türkiye devam eder. Onun için bu meseleyi çözmemiz lazım. Bu işten beslenenler, bu işten şöyle böyle yapanlar vesaire bu işi çözebilecek, bu işte yüreğini ortaya koyabilecek varmıysa onun için bu süreç diliyoruz ki başarıya ersin. Başarıyla sonuçlansın ve bundan ülkemiz milletimiz kazançlı çıkacaktır.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...