YOZGAT’TA MEHMET ALTAN KONFERANSI
86 defa okunmuş - 26 Aralık 2013 - Perşembe 00:00
Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen konferansa Rektör Prof. Dr. Tamer Uçar, Vali Yardımcısı Kemal Şahin, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hasan Yumak ve Prof. Dr. Şaban Güçlü, Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. Seyfullah Türkmen, Bilim Sanayi ve Ticaret İl Müdürü Yusuf Şahin ve İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş ile çok sayıda Üniversitemiz öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.  Akademisyen-Yazar Prof. Dr. Mehmet Altan kent dindarlığı kavramının sadece dindarları değil, inanca hangi mesafeden durursa dursun bu topraklarda yaşayan herkesi ilgilendirdiğini belirterek kent dindarlığı kavramının sosyolojik açıdan ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Altan konuşmasında şu noktalara değindi. “Müslümanların ağırlığı eskiden kentlerdeyken zamanla kırlara kaydı. Dinin o derin, içeriği, sosyal ve kültürel yanı gündemden düşürülüp inançla ilgili konular daha ziyade siyasi bir mesele olarak algılandı. Hâlbuki bir zamanlar kent dindarlığı vardı. Üreten, kazanan, çağın gerektirdiği hemen hemen tüm özelliklere sahip, çağdaşlarıyla rekabet edebilen, dünya üzerindeki mücadeleleri sırasında dinden çıkar sağlamaya gerek duymayan, güler yüzlü, medeni, farklılıklara tahammüllü, çoğulculuk üzerine bina olmuş şehir hayatını benimsemiş, kent dindarları mevcuttu” Bugün kent dindarlığı anlayışına ciddi anlamda ihtiyaç duyulduğuna vurgu yapan Altan “Çünkü din, bu toplumun varoluş temellerinden biri, belki de en önemlisi. Türkiye hem toplumun sıhhati hem de din algısının normalleşmesi için er ya da geç bu konuyu dikkatle ele almak zorunda” ifadelerini kullandı. Gerçek anlamda bir kent dindarlığı anlayışı inşa etmek için geç kalındığına dikkat çeken Altan, "kent dindarlığı konusu, dini hassasiyetler taşısın ya da taşımasın bu topraklarda yaşayan herkes için birinci derecede önemli bir meseledir” dedi. Modern Dünyada Kent Dindarlığı konusunda yazdığı kitabından pasajlar sunan Akademisyen-Yazar Prof. Dr. Mehmet Altan konuşmasının sonunda “demokrasi, hukuk, düşünce ve inanç özgürlüğü, ifade özgürlüğü, bireysel tercih özgürlüğünü içselleştirebilen, ekonomik değer üreten bir toplumun eninde sonunda kent dindarlığı istasyonuna varacaktır” ifadelerini kullandı.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...