BAŞER SAVCININ GÖREVİ BASINA BİLDİRİ DAÐITMAK DEÐİL
81 defa okunmuş - 28 Aralık 2013 - Cumartesi 00:00
Yozgat'ta partisinin Aralık ayı İl Danışma Meclisi toplantısında konuşan AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Parti olarak kim suç işlerse işlesin, makamı ne olursan olsun kişiliğine ve mensubuna bakılmaksızın yargı önünde hesap vermesinden yana olduklarının altını çizen Başer; “Onun içindir ki 2010 yılında muhalefet partilerinin engellemelerine rağmen anayasa değişikliği yaptık. O zaman Türkiye'de üstünlerin hukuku vardı ama şimdi hukukun üstün olduğu bir Türkiye olması için aziz milletimizin katkısı ile beraber anayasamızı değiştirdik” dedi. Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer; “AK Parti olarak şuna inanıyoruz kim bir hata yaptıysa kim bir suç işlemişse makamı ne olursa olsun, mensubu ne olursa olsun onun kimliğine bakmadan, kişiliğine bakmadan yargı önünde hesap vermesini istiyoruz. Onun içindir ki 2010 yılında muhalefet partilerinin engellemelerine rağmen anayasa değişikliği yaptık. O zaman Türkiye'de üstünlerin hukuku vardı ama şimdi hukukun üstün olduğu bir Türkiye olması için aziz milletimizin katkısı ile beraber anayasamızı değiştirdik. Ama biz şunu da istiyoruz, herkesin hukuka saygılı olmasını. Özellikle hakim ve savcıların, hukukçuların herkesten daha çok hukuka uygun olarak davranmalarını hukuka uygun olarak  soruşturma yapmalarını istiyoruz. Türkiye bir hukuk devleti. Herkes yetki ve sorumluluğunu hukuk çerçevesi içerisinde yapmak zorunda. Yıllardan beri söylediğimiz gibi hiç kimsenin ama hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Hakim ve savcıların  daha çok suç işleme özgürlüğü yok. Gazeteleri ve medyayı yanına alarak gizlilik kararı olan soruşturmaları ve soruşturmayla ilgili bilgi ve evrakları çarşaf çarşaf basına servis edemez. Bu anlamda anayasamızın 138. Maddesinde yazılı olan ‘Hiç kimse soruşturma yapılan bir dava ile ilgili olarak hakim ve savcılara talimat veremeyeceği gibi hakim ve savcılar da CMK'da yazılı olan gizlilik soruşturmasını ihlal eden savcıların da o manada hukuka uygun davranması ve kişilerin masumiyet karinesini ihlal edecek şekilde uygulamalar yapmasını da doğru bulmadığımızı' bir kez daha buradan tüm Türkiye'ye ilan ediyoruz. Savcının görevi adalet sarayları önünde bildiri dağıtmak değildir. Hakim ve savcıların görevi Danıştay'da yürütülmekte olan bir dava ile ilgili olarak bildiri yayınlamak değildir. Türkiye'de herkes ama herkes hukuka uygun davranmak zorunda. Kanunlara uygun davranmak zorunda. Biz AK Parti olarak o manada egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir diyoruz. Egemenlik yargının değildir, egemenlik hükümetin değildir. Egemenlik geçmişte olduğu gibi bu gün ve yarın da sadece 76 milyon vatan evladınındır. Geçmiş dönemde yolsuzluklar bahane edilmek suretiyle nasıl ki darbe girişiminde bulunanlar 1960 darbesi ile Menderes'e darbe yapanlar, 12 Eylül 1980 yılında darbe yapanlar, 28 Şubat sendromu ile beraber Erbakan Hocamızı hükümetten almak isteyen çevreler 17 Aralık'ta da yine yolsuzluk adı altında uluslararası operasyonların yerli işbirlikçileri vasıtasıyla yapılan bir darbe girişimidir. Hakimin de kurallara bağlı olması gereken bir ülkede maalesef hakimler de görevlerini yerine getirmiyorlar. Bu operasyon Türkiye'nin güçlenmesinden rahatsız olan faiz lobisinin ve yerli işbirlikçilerin Türkiye'yi eski Türkiye haline getirme girişimidir. Bu operasyon siyaseti itibarsızlaştırma operasyonudur. Bu operasyon Türkiye'nin bağımsız dış politika izlemesinin önüne geçme operasyonudur. Akan kanın durması için başlatılan çözüm sürecini baltalama operasyonudur. Seçimlerde AK Parti'yi yenemeyenlerin gayrimeşru yollarla iktidardan alma operasyorudur.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...