GAZETE MANŞETLERİYLE GELDİÐİMİZİ DÜŞÜNDÜLER YANILDILAR
75 defa okunmuş - 29 Aralık 2013 - Pazar 00:00
Bozdağ, Yozgat Belediyesi Şahin Tepesi Sosyal Tesislerinde düzenlenen AK Parti Yozgat İl İstişare Toplantısı´nda yaptığı konuşmada, Adalet Bakanı olarak Yozgat´a ilk defa geldiğini ifade ederek, daha önce memleketi Yozgat´a ve Türkiye´ye grup başkanvekili ve Başbakan Yardımcısı olarak hizmet etmeye çalıştığını söyledi. AK Parti´nin gücünü milletten aldığını belirten Bozdağ, "Bizim gücümüz sermayeden gelen bir güç değildir. Bizim gücümüz gazetelerin manşetlerinden gelen bir güç değildir. Bizim gücümüz televizyon kanallarındaki haberlerden kaynaklanan bir güç hiç değildir. O yüzden yanıldılar. Eğer oradan kaynaklanan bir güçle eğer  bir operasyonla biz iktidar olmuş olsaydık başka başka güçlerle biz iktidardan giderdik. Bu gün manşet atanlar başka başka işler yapanlar geçmişe bakıp görmesi lazımdır bu kadro manşetlerle haberlerle iftiralarla operasyonlarla gelmediği gibi bunlarla da gitmez, götürülemez, kimsenin de buna gücü yetmez" diye konuştu. BİZİM DAYIMIZ ÇOK GÜÇLÜ AK Parti´yi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ı kimsenin yıpratamayacağını vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti: "Ben diyorum bizim dayımız çok güçlü. O dayıyı kimse bu güne kadar yenemedi. O dayı 76 milyon Türk milletinin ta kendisidir. Bu güne kadar hiç bir güç Türk milletinin iradesini ortadan kaldıramamıştır. Millet ne dediyse onu yaptık ama bunu yaparken de anayasaya yasalara uyarak yaptık. Bizim anayasa ve yasalara uymayan bu güne kadar hiç ama hiç bir işimiz olmadı. Bundan sonra da anayasa ve yasalara uyarak ve bunları doğru uygulayarak milletimize hizmet etmeye, demokrasimizin standardını daha ileri noktalara taşımaya gayret edeceğimiz, çaba göstereceğiz. Türkiye´mizin bu alanda alacağı daha pek çok mesafeler vardır. Biz bunun da farkınıdayız." EKSİKLERİMİZ VARSA BAKACAÐIZ Bozdağ, Demokratikleşme Paketi´in TBMM´de olduğunu anımsatarak, şunları kaydetti: "İnşallah önümüzdeki günlerde komisyon ve genel kurul görüşmelerinin akabinden yasalaşıp yürürlüğe girecek ve milletimizin önünde böylelikle yeni imkanlar yeni ufuklar da ortaya çıkacaktır. Ama başka yapmamız gereken demokratikleşme konusunda insanların haklarını hukukunu tamir manada koruyucu adımlar konusunda da çalışmalarımız olacak. Yeni adımlarımız olacak ve milletimizin hukukunu koruyan her türlü tehlike ve tehdit karşısında milletin hukukunu her şeyin üzerinde tutan, insanın hukukunu, hakkını, onurunu, şerefini her şeyin ama her şeyin üzerinde tutan bir anlayışı ikame etmeye bundan sonra da devam edeceğiz. Eksiklerimiz varsa bakacağız, yanlışlarımız varsa bakacağız, dün öyle oldu bu gün böyle oldu demeden bir yerde yanlışlık varsa düzelteceğiz, bir yerde eksiklik varsa onu gidereceğiz. Olmayan şeyler var Türkiye´de olması lazım, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi bakımından bunlar şarttır diye düşündüklerimiz, milletimizin arzu ettikleri varsa bunları da bir bir hayata geçirmenin gayreti içerisinde olacağız."  Hukukun devletleri ayakta tutan en önemli güç olduğuna işaret eden Bozdağ, "Eğer bir ülke hukuk devleti ise hukukun üstünlüğü orada egemen ise adalet güçlü ise o ülkeye hiç ama hiç kimse zarar veremez. Hukuk yara aldığı zaman insanların hukuka olan inancı zayıfladığı zaman, adalet yara aldığı zaman, insanların adalete olan inancı zayıfladığı zaman o ülkede sıkıntı olur. Onun için de hukukun yara almaması, adaletin yara almaması, insanların hukuka ve adalete olan inancının ve güvencinin zayıflayıp ortadan kalkmaması için hepimizin dikkatlisi ve hassasiyetle hukukun üstünlüğüne adaletin bütün milletimiz tarafından tutulduğu noktaya uygun davranması lazım" dedi. Bozdağ, şunları söyledi: "Ortadan kalmaması için hepimizin dikkatli olması ve hassasiyetle hukukun üstünlüğüne adaletin bütün milletimiz tarafından tutulduğu noktaya uygun davranması lazım. Yargı süreci başladığından eğer bir ülkede gazeteler ertesi gün bu yargı sürecini hukukun işlemesi değil operasyon diye çarşaf çarşaf manşetlerde veriyorsa mahkemenin bir kararı ortaya çıktığı zaman bak hükümete cevap diye manşet manşet cevaplar veriyorsa işte orada hukukun işleyişinde bir sıkıntı var demektir. Ne demesi lazım adalet yerini buldu hak yerini buldu. Bak bu karar çok doğru, bir hukuki süreç ama bakıyorsunuz hak yerini buldu diyen yok. Cevap verdik diyor. Öbür taraftan bakıyorsunuz hukuk işlemesi diye bir değerlendirme yapılmıyor, operasyon diye bir değerlendirme yapılıyor. O zaman hepimizin oturup düşünmesi lazım. Nasıl oluyor da hukukun işlemesi ve işletilmesine ilişkin adımlar atılırken Türkiye´de insanlar ikiye bölünüyor, bir kısmı bu yanlıştır diyor bir kısmı bu doğrudur diyor. O zaman bizim yaptığımız da bir eksiklik var mı diye bunun bizimde kendisine sorması lazım. Suçla ilgili bir emare varsa yasalar cumhuriyet savcılarına soruşturma yapma yetkisi ve görevi veriyor. Elbette bunları yapacak. Ama yaparken de hukukun kurallarına uya uya yapacak. Gergef gibi adeta bunu işleyecek."
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...