DURMAZ HÜKÜMET’E YÜKLENDİ
89 defa okunmuş - 06 Ocak 2014 - Pazartesi 00:00
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz memleketi Yozgat'ta partisinin seçim büro açılışında konuştu. Yoğun kalabalığın görüldüğü parti büro açılışında vatandaşlarda sloganlarla sık sık sözlerini kesiti. Partisinin seçim büro açılışında konuşan Durmaz; Hepinizi saygıyla selamlarken, düzenlediğimiz bu toplantımızın Milletimize ve Partimize hayırlar, uğurlar getirmesini yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Partimizin Yozgat İl Başkanlığı tarafından düzenlenen bu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Söğüt'ten 24 Ocak 2013 günü, duayla, hevesle, heyecanla, azimle çıktığımız kutlu yolculuğumuz Yozgat ilimizde devam etmektedir. Bildiğiniz gibi, 30 Mart 2014 tarihinde Mahalli İdareler Seçimleri yapılacaktır. Bu seçimlerde, parti olarak başarıya ulaşmak, en iyi neticeyi almak ve Türkiye'yi yerel yönetimlere tutunup yeni baştan onararak, mamur ve huzurlu hale getirmek asıl gayemizdir. Birinci amacımız yerel yönetimlerde en iyi sonucu almak ve ilk elden milletimize hak ettiği ve beklediği hizmetleri sunmaktır. Ülkemizin değişik yörelerinde, MHP'li belediyelerin gösterdiği üstün performans, edindikleri tecrübe ve üstlendikleri geniş sorumluluklar bugüne kadar bizi hamdolsun hep gururlandırmıştır. Daha fazlasını Yozgat ilimizde ve ilçelerinde yapmak istiyoruz. Çünkü biz Yozgat'ı seviyoruz, Yozgat'ın meselelerini en iyi biz biliyoruz” diye konuştu. YOZGAT'TAN ASLA VATAN HAİNİ ÇIKMAZ Durmaz; “Yozgat, Ülkücü hareketin, Türk milliyetçiliği davasının tarihinde çok önemli bir yere sahip, sembol bir şehirdir. Yozgat; dinine, vatanına, milletine, devletine ve bayrağına sadakatle, muhabbetle, samimiyetle, gönülden bağlı insanların şehridir. Yozgat'tan her dünya görüşüne sahip insan çıkabilir ancak asla ama asla vatan haini çıkmaz. Milli manevi değerlerin sancaktar şehri Yozgat'ın, ayak bağları çözülmeli, kilitleri açılmalı ve şansı dönmeli, engelleri kaldırılmalıdır. Yozgatlı hemşerilerimizin umutları yenilenmeli, özlemleri tazelenmeli ve hedefleri gerçekleşmelidir. Biz bunu inşallah başaracağız. Bundan dolayı Yozgatlının desteğine, Yozgatlı hemşerilerimin yardımına, bu bereketli İlimizin katkısına ihtiyacımız vardır. YOZGATLI SİZE DAHA CANINIMI VERECEK 2009 yılında yapılan yerel seçimlerden bugüne kadarYozgatlıesnafımız rahat mı? Çiftçimizin yüzü gülüyor mu? Göç durdu mu? İşsizlik azaldı mı? Elinizi vicdanınıza koyun memleketimize sahip çıkın. Çok fazla zamanınızı almadan 12 yıldır iktidarda olanların Yozgat'a ve Yozgatlıya bakış açısını göstermek için bir kaç örnek vermek istiyorum. 12 yıllık AKP iktidarları süresince Kamu Yatırımı olarak Yozgat'a aktarılan kaynak 563.816 (Bin TL)  Allah daha çok versin başka illerin parasında ödeneğinde gözümüz yok ama aynı dönemde Mardin'e aktarılan kaynak ne kadar biliyor musunuz? Ben söyleyeyim Mardin'e aktarılan kaynak; 4.333.828 (Bin TL) dir. yaklaşık sekiz kat daha fazla, Yozgat'tan Meclis Başkanımız var mı? Türkiye Cumhuriyetinin iki numaralı koltuğunda oturuyor mu? Hükümetin iki numaralı koltuğunda oturan bugünlerde Adalet Bakanı olan kim? Sayın Bekir Bozdağ! Başka? Enerji Bakanı da Yozgatlı! Kayseri milletvekili ama Yozgatlı, Başka? Müsteşarlarımız var mı? Var! Bakan yardımcıları var! Genel müdürlerimiz var mı? var, Yozgat Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir zaman  bu dönemde olduğu kadar güçlü bir şekilde temsil edilmedi. Kendisi de başlı başına tek parti hükümeti, Yozgat buna çok büyük destek verdi. AKP'ye 2002 de 6 milletvekilliğinden 5'ini verdi mi? Verdi! 2004'te Belediyelerin % 90'nını verdi mi? Verdi! 2007'de Milletvekilliklerinin 6'da 5'ini bir kez daha verdi mi? Yozgatlı verdi! 2009'da Belediyelerin % 90'nını bir daha verdi mi? Verdi! 2010'da referandumda Bingöl'ü geçecek miydik? Biz ne kadar ikaz ettiysek maalesef etkili olmadı böyle bir sonuç çıktı! Kaldı ki bugün AKP bile referandumla yaptıklarına pişman, başka ne oldu 2011 seçimlerinde 4 Milletvekilliğinden 3'nü verdi mi? Verdi! Yani % 75 verdi. Yozgatlı daha canını mı verecek size yav, ne bekliyorsunuz ne bekliyorsunuz Yozgat'a hizmet etmek için ve Yozgatlı ne zamana kadar kandırılmaya müsaade edeceksin? Verdiğin destek seçildiği günden beri sadece Bekir Bozdağ'a makam mevki olarak yaradı Yozgat'a hiçbir artı değer katmadı. HIZLI TREN YOZGAT'A ÖZEL BİR YATIRIM DEÐİL Hızlı tren güzel bir yatırımdır. Ancak seçim meydanlarında iddia edildiği gibi Yozgat'a özel bir yatırım değil Ankara'dan Sivas'a oradan da Erzincan'a gidecek hattın coğrafi mecburiyet olarak Yozgat'tan geçmiştir. Aksi halde bu hızlı tren Çorum'dan veya Nevşehir'den geçecekti de Yozgat'a aldırılmış bir yatırım değildir. Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Yozgat ziyaretinde güzergah konusuna "Hızlı tren demir yolu güzergâhını belirleyen, coğrafyadır. ‘Şuradan gitsin buradan gitsinden ziyade, coğrafya nereden müsaade ediyorsa o güzergâh, en uygun güzergâhtır." diye net bir ifade kullanıyor Hatırlayın, 2009 yerel seçimlerinde Sayın Başbakan Yozgat meydanında düzenlediği mitingde hızlı trenin Londra'dan Pekin'e gidecek bir hat olduğunu ve " Ankara'dan gelecek Sivas'a doğru giderken, anlamlı olan taraf burası; Yerköy-Sivas etabı buradan geçecek." ve " 2012 yılında inşallah bu hattı bitireceğiz." ifadelerini kullanmıştır. Aslında bu ifadelerle yıllardır Yozgatlıya özel bir hizmetmiş gibi sunulan hızlı trenin aslında bir lütuf değil coğrafi mecburiyet olduğunu itiraf etmiştir. Daha da vahim olanı da fiziki inşaat süresi ve bütçe imkanları göz önünde iken, bitmeyeceğini bile bile Yozgatlının gözünün içine baka baka 2012'de bu hattı bitireceğiz demesi siyasi etiğin hiçbir yerine sığmaz bunu sizin vicdanınıza havale ediyorum. Başbakan böyle der de Bekir Bozdağ durur mu? O da ilçe ilçe gezip güzergah değiştirip istasyonlar kuruyor! Yine 2009 seçimlerinde Kadışehir'de miting konuşmasında Kadışehir'de istasyon olacağını ve Hızlı trenin 2012'de bitirileceğini söylüyor! Yani yerel seçimler için Yozgatlıya yalan söylüyor! Yıl 2014 Hızlı Tren projesi bitmedi ve istasyon Kadışehri'ne yaklaşık 60 km mesafededir. AKP'liler her yıl erteleye erteleye götürseler de şimdilik işin doğrusu ise; Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın ifadesiyle "Kırıkkale-Sivas hattını 2017'ye kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Her şey yolunda giderse en son ve doğru olan ifade budur.  Lütfen artık bunların yalanlarına inanmayın” diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın 2004 yılında ''Artık Bozok yaylasının yiğit evlatları, iş bulmak için buraları terk etmeyecek. Yozgat'a, yeni bir tüketim anlayışı gelecek. Ticaret hareketlenecek, hareketli ve canlı bir Yozgat olacak. Yozgat'ın yüzü bizimle gülecek dediği günden bu tarafa istihdama dönük hiçbir yatırımın olmadığı Yozgat'ın nüfusu, yaklaşık ikiyüzbin kişi azalmıştır. Yozgat afet bölgelerinde yaşanan göçlerle yarışır hale gelmiştir. Başbakan Erdoğan 2011 yılında Yozgat'ta düzenlediği mitingde, temeli 1994 yılında merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş tarafından atılan “Yap İşlet Devret” modeliyle işletilmesi öngörülen Et ve Süt Entegre Tesislerini; "Yozgat'ta bir et kombinası vardı. Ama bir türlü verimli şekilde işletilemedi. Biz bu kombineyi Et-Balık Kurumumuz bünyesine aldık. Ve bu kombinaya 16 trilyon lira yatırım yapıp, Yozgat'ta hayvancılığı destekleyecek, istihdam oluşturacak bir işletme haline dönüştürüyoruz." kendi ifadesinden de anlaşılacağı üzere yeni bir yatırım Yozgat'a özel bir yatırım değil, mevcut olanı yenileyip tabela değiştirmekten öte gitmemiştir. Ayrıca, Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, "Bir kurum ya hakem ya da oyuncu olur. Bu sebeple de biz hakem rolümüze geri dönerek, düzenleyici kurum olacağız. Daha önceden yapılmış anlaşmalar olduğu için perakende sektöründen bir anda çekilemiyoruz; ancak zaman içinde tüm şubelerimizi kapatacağız. Diğer yandan da bütün kombinalarımızı ayrı bir şirkete devrederek özel sektör mantığına kavuşturacağız." dedi. Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere yeni bir hizmetmiş gibi sunulan 1994 tarihli Et Kombinası muhtemelen yeniden özelleştirilecek! Yine Başbakan Erdoğan 2011 yılındaki mitinginde "Yaptığımız hizmetleri teker teker saymaya şöyle kalksak şu Çamlıktaki ağaçların sayısı yetmez. Şimdi Çamlığı da inşallah milli park haline getiriyoruz. Hemen seçim sonrası proje çalışmalarını uygulamaya alacağız ve Çamlık inşallah Yozgat'ın en güzel milli parklarından biri haline gelmiş olacak." Sizlerinde bildiği üzere Yozgat Çamlığı Milli Parkı 1958 yılında ilan edilen ilk milli parktır. Başbakan ve ekibi yine mevcut olanı parlatarak Yozgatlıya pazarlamıştır. KONUŞMA METNİNİN DEVAMI AŞAÐIDADIR Değerli Hemşehrilerim, 84gün sonra yapılacak demokratik yerel seçimlerde sözlerinde durmayanlara gereken dersi verin. Cenab-ı Allah doğrunun, temizin, dürüstün ve iyi niyetin yanındadır. Biliyorum kiYozgatlı hemşehrilerim, Allah'ın izniyle yanımızda duracaklardır. Bu kez Milliyetçi Hareket Partisi diyeceklerdir. Bu vatanı karşılıksız sevenleri yalnız bırakmayacaklardır. Türkiye için çarpan yürekleri yüz üstü koymayacaklardır. Türk-İslam ülküsünü yüceltme ve yükseltme iddiasında olan milliyetçi-ülkücü kadroları mahzun, mahcup ve mağdur etmeyeceklerdir. Değerli Dava Arkadaşlarım, Türkiye son yılların en büyük ve en vahim yolsuzluk iddialarına, akılları durduracak usulsüzlük suçlamalarına, hiçbir vicdanın kabullenemeyeceği skandal gelişmelere sahne olmaktadır. Başbakan Erdoğan PKK'yla müzakere yapıp bölünmenin direklerini dikmekle meşgul iken, yanında ve yöresindekiler devleti soyup soğana çevirmekle uğraşmıştır. AKP iktidarı yolsuzluk olup çıkmıştır. AKP iktidarı gayri meşru kazanç kapısı haline gelmiştir. Öyle isnatlar, öyle suçlamalar var ki, bunların birisi bile doğruysa hükümetin yerinde durması mümkün değildir. Bu hadise yakın tarihimizin en önemli gelişmesi olup iktidarın maskesini indirmiştir. Yolsuzluk tasması hükümetin boynuna geçmiş, Başbakan ise hala çetelerden, sermaye guruplarından, medyadan ve karanlık güçlerden bahsetmektedir. Ateş bacayı sarmış, yolsuzluk dumanı görüş açısını sıfıra indirmiş, Başbakan ise hala “babamın oğlu olsa dinlemem” ezberleriyle vakit geçirmektedir. Bozok diyarından Başbakan'a diyorum ki, madem “babamın oğlu olsa dinlemem” diyorsun, o zaman gel de evlatlarının gemicikleri nasıl edindiğini, pırlanta dükkanlarına nasıl ortak olduğunu Yozgatlıya bir anlat. Üstelik kendi bakanı bu işlerin başında bizzat Başbakanın olduğunu söylüyor. Sayın Başbakan uzağa bakma, başka yerde şüpheli izi sürme, milli irade diyerek gizlenme. Siyasi mühendislik yapılıyor sözleriyle yolsuzluk operasyonunu kirletme, karartma, sulandırma. Hükümetinin her tarafına yolsuzluk virüsü bulaşmıştır da, bunu bir tek sen mi görmedin? Hükümetin, tepeden tırnağa rüşvete, suiistimale, kara paraya ve usulsüzlüğe batmıştır da, bunu sadece sen mi fark etmedin? Sizler basit bir arazi davası veya başka bir basit davada derdinizi anlatana kadar aylar yıllar geçip ömür bitiyor! Eşe dosta bile mağduriyetinizi anlatamazken adamlar polisi, savcıyı, yönetmeliği değiştiriyor evlerden çıkan kutu kutu paralara, para sayma makinelerine, çelik kasalara rağmen gözlerinizin içine bakarak yalan söylüyorlar! Neymiş efendim Uluslararası komploymuş, faiz lobisiymiş, gezi eylemcileriymiş...  Yozgatlı hemşehrilerim size soruyorum sizin eve bu ayakkabı kutusu dolusu milyon dolarları, para sayma makinelerini, çelik kasaları neden bırakmıyorlar? Şu kış günü insanlar kışlık ayakkabı alamazken onların ayakkabı kutusundan 10 trilyon para çıkıyor takdir sizin... Düşünün, Yozgat Valisi bir proje için söz verilen 5 Trilyon para için Ankara'ya gidiyor 2,5 Trilyon ile dönüyor ve bu Yozgat'ta sevince neden oluyor! Bunların sadece bir ayakkabı kutusundan çıkan para 10 Trilyon lira... hesabı siz yapın kararı siz verin... Üstelik bu haram paraya dini duyguları alet ediyorlar yok İmam Hatip yaptıracağım yok üniversiteye bağış yapacağım bunlarda bağış parası falan gibi yalanlar! Zaman zaman camilerimizde sergi açılır yardım toplanır. Siz hiç dolar bağışlayanı ve o sergilerden 10 trilyon toplandığını gördünüz mü? Artık takke düşmüş yolsuzluğun sevk zinciri belirmiştir.Yolsuzluk mahzeninin kapısı açılmış, pis kokular her tarafa yayılmıştır.Bu soruşturma sonuna kadar sürdürülmeli, ucu kime değerse değsin söz konusu hukuki süreç sağlıklı ve düzgün şekilde ilerletilmelidir. Ne var ki, bu kapsamda devam eden hukuki sürecin AKP hükümeti tarafından engellenmek ve yıpratılmak istendiği de gözlerden kaçmamıştır. Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturmasının kapsamı derinleştikçe, bazı bakanlar dahil olmak üzere yürütülen operasyonun yelpazesi genişledikçe AKP hükümeti hırsızları temize çıkarmak ve delilleri karatmak amacıyla tüm imkanlarını harekete geçirmiştir. Adli Kolluk Yönetmeliği'nde yapılan gece yarısı değişiklik söz konusu soruşturma sürecini budamak, baltalamak ve benzeri hukuki vakalar için ön almak maksadıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki toplu kıyımlar, çığ gibi büyüyen ve her tarafa sıçrayan görevden almalar hükümet üzerindeki şüpheleri alabildiğine kuvvetlendirmiştir. Türk polisi hükümetin hışmına ve mütecaviz emellerine kurban gitmektedir. Oysaki emniyet mensuplarımız yalnızca görevlerini ifa etmekte, verilen emirlerin gereğini yerine getirmektedir. Hırsızın, uğursuzun, siyasetçi-işadamı işbirliğiyle tesis edilen yolsuzluk şebekesinin ikinci plana itilip de polislerimizin hedef tahtasına oturtulması edep, haya ve ahlak dışı bir uygulamadır.             Mesele asla polislerimiz değildir. Türk polisi yalnız ve sahipsiz hiç değildir. Başbakan Erdoğan ve hükümeti her şeyden önce polislerimizle değil, kendilerine kadar uzanan yolsuzluk kanallarıyla, deşifre edilen çirkin ve karanlık bağlantılarla uğraşmalıdır. Başbakan Erdoğan, şayet rahatsa, kendinden eminse, herhangi bir tezgâh altı ilişkisi bulunmuyorsa, hukukun sağlıklı ve hakkaniyetli bir şekilde çalışmasına engel olacak siyasi tutumdan mutlaka uzak durmalıdır. Bakın kıymetli Hemşehrilerim, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar geç de olsa onurlu bir davranış gösterdi. Hem bakanlıktan hem de milletvekilliğinden istifa etti. İstifa ederken de " Soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan'ın onayıyla yapıldı. Bu minval üzere bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ettiğimi açıklıyorum. Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için sayın Başbakan'ın istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyor, yüce milletime saygılar sunuyorum." diyor! anlaşıldığı üzere bütün bu olan bitenden Başbakan Erdoğan'ın haberi var ve bu işlerin ortağıdır ve bizzat başındadır.   Değerli Arkadaşlar Milliyetçi Hareket Partisi yıllardır, hükümeti uyarmadı mı? Yanlış yoldasın, çıkmazdasın, yolsuzlukların içindesin, etrafın çıkarcılarla örülüyor ey Başbakan demedi mi? Yabancılara kazandırıyorsun yandaşları palazlandırıyorsun, haram yiyenleri kolluyorsun, ihaleye fesat karıştıranları koruyorsun ey Başbakan diye ikaz etmedi mi? Kaynakları satmayı bırak, yatırım yap, helalden ayrılma, milletimizin hakkını gasp etme ey Başbakan diye seslenmedi mi? Bu zenginlik sahte, bu büyüme hormonlu, serveti çoğalan milletimiz değil sen ve çevren, çarşı, pazar ve mutfak perişan, yalanı bırak, gerçeğe dön diyerek Başbakan'a çağrı yapmadı mı? Biz her sözümüzde haklı çıktık.Öngörülerimizde hiç yanılmadık. Teşhislerimiz de hiç boş ve temelsiz çıkmadı. Başbakan Erdoğan ve hükümeti için ne demişsek doğru olduğumuz anlaşıldı. Şimdi sıra Türkiye'yi Başbakan ve hükümetinden kurtarmaya geldi.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...