DEMOKRATİKLEŞME ADINA YENİ ADIMLAR ATACAÐIZ
74 defa okunmuş - 02 Şubat 2014 - Pazar 00:00
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ partisinin aday tanıtım programında konuştu. Bozdağ, demokratikleşme adına yeni adımlar atacağız dedi. Bozdağ konuşmasında; Bu kadronun gücü milletten gelen bir güçtür.´Her defasında söylüyoruz bu milletle kim güreş tutmuşsa bu milletle kim maç oynamışsa bu milletle kim karşı karşıya gelmişse ister sandıkça ister başka yerde her defasında kaybetmiştir. 2014 30 Mart´ın da bu milletle karşı karşıya gelenler kaybetmeye mahkumdur, kaybetmeye mecburdur. "Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını tasfiye edeceğiz, 30 Nisan´dan sonra bakanları biz atayacağız, tuzlukları dahi koysak vekil seçtireceğiz" diyenlerle bu görüşte olan başka çevreler herkes ama herkes tarihe dönüp iyi bakmalıdır. Bu millet her zaman dediğini yapmıştır. Eğer bazı statükonun eğer bazı çevrelerin eğer bazı oligarşik yapıların desteği ile iktidar olunsaydı AK Parti´nin iktidara gelmemesi lazımdı. Bizi yok etmeleri, yenmeleri kolay değil. Çünkü bizim dayımız kuvvetli. Ne diyoruz bizim dayımız Yozgatlılar diyoruz, bizim dayımız 76 milyon Türk milleti. AK Parti´nin her alanda güçlü hizmetleri var ama bizim en güçlü hizmet ettiğimiz alan yolsuzlukla mücadele alanıdır. Türkiye´nin 230 milya dolarlık bütçesini 784 milyar dolara 800 milyar dolarların üstüne biz yolsuzlukla yaptığımız etkin v başarılı mücadele sayesinde yakaladık, başardık. Kim ne derse desin bu kadro milletten aldığı emanete bu güne kadar asla ihanet etmemiştir. Bundan sonra da ihanet etmeyecek milletin emanetine uzanan her tür eli kırarak yoluna devam edecektir. Biz kendimizden eminiz, yaptıklarımız yapacaklarımızın şahididir. Türkiye´nin dört bir yanında olup bitenler bu kadronun yaptıklarını gösteriyor. Biz 12 yıldır iktidardayız, 12 yıldır yolsuz demeyenler, 12 yıldır hırsız demeyenler, 12 yıldır milleti kandırıyor demeyenler 10 gün içinde 3 ay içerisinde 6 ay içerisinde hepimizi hırsız hepimizi yolsuz diye lanse etmeye başladılar. Peki ben soruyorum 11 senedir niye bu lafları söylemediniz. Biz Türkiye´nin dört bir yanını değiştirirken, daha ileri gitsin diye uğraşırken bu laflar niye söylenmedi de birden bire son bir yıl içerisinde, son iki yıl içerisinde, son bir kaç ay içerisinde birileri gündemi değiştiriyor. Ne değişti, şimdi dün bunlar söyleniyor, şimdi başka şeyler  söylenmek istendi. Olayın aslı şu bu millet yolsuzluk konusunda hassastır, AK Parti´ye ekonomiden vuramıyorlar, çalışkanlıktan vuramıyorlar, milletin emanetine sahip çıkmaktan vuramıyorlar, Türkiye´nin itibarını yükseltmesinden vuramıyorlar, dış politikadan vuramıyorlar ama öte yandan acaba bakanların çocuklarının üzerinden akrabalarının üzerinden bakanları onların üzerinden ve Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını vurabilir miyiz diye hesap yapıyorlar, kitap yapıyorlar. Bu kitaplar adamı çarpar boş yere öyle hesap yapmayın çünkü bizim yaptıklarımız milletin önünde, her şeyimiz açık bizim bu millete de mahkemelere de Yüce Allah´a da veremeyeceğiz hamdolsun hiçbir hesabımız yoktur. Yolsuzluk yapan evladım dahi olsa evlatlıktan reddederim diyen bir başbakanın arkasından yürüyoruz. İftiralarla çamurlarla bir takım kirli hesaplarla bu kadroyu lekelemeyi kimse başaramadı bu güne kadar bundan sonra da başaramayacaktır. Belediye seçimlerinden başlamak suretiyle Türkiye´yeyi karıştırmaya milletin zihnini bulandırmaya milletin gönlünü değiştirmeye dönük içerden dışarıdan işbirliği içerisinde yapılan büyük bir oyunla büyük bir senaryo ile büyük bir tuzakla Türkiye karşı karşıyadır. O yüzden bu milletin tuzak bozucu özelliğini bilmeyenlere biz bir kez daha hatırlatıyoruz. Her defasında Türkiye´nin üzerinde oynanan oyunları millet bozdu, bunların hesabı Allah rızası, bozanın hesabı Türk milletinin rızası değildir. O nedenle de 30 Mart´ta bu hesapları yapanlara bu tuzakları kuranlara yargı içerisindeki bazı çürük elmaları kullanmak suretiyle Türkiye´nin bahtını karartmak isteyenlere bu millet 30 Mart´ta sandıkta çok ama çok büyük bir cevabı verecek, oyunu tuzağı boşa çıkaracaktır.              Kullanmak suretiyle isteyenlere bu millet 30 Mart'ta çok ama çok büyük bir cevabı verecek ve oyunu tuzağı boşa çıkartacaktır. İnşallah önümüzde ki hafta içersinde demokratikleşme paketi mecliste görüşülecek. Onunla beraber yeni adımları da atıyoruz. TMK ona göre görevli Özel Mahkemeleri kaldırıyoruz. CMK 250ye göre görevli şuanda geçi madde ile görev yapan mahkemeleri kapatıyoruz. Artık Türkiye de bir tane Ağır Ceza Mahkemesi olacak. Artık Türkiye de bir tane soruşturma usulü, bir tane yargılama usulü olacaktı. Özel yargılama usulü özel soruşturma usulü özel hakim özel savcı özel mahkeme uygulamasına son veriyoruz. Yargının içerisinde çoklu yapıyı ortadan kaldırıyoruz. Şimdi avukatların dosyayı incelemesi şüphelilerin dosyayı incelemesi önünde ki engelleri kaldırıyoruz dosyanın şüpheli ve avratlarına karşı saklanması uygulamasına son veriyoruz. Herkes dosyasını öğrenecek ne ile suçlandığını bilecek ve savunmasını da hakkını da hukukunu da ona göre savunacak. Bu da son derece önemli son derece tarihi bir adımdır. Hayırlı olsun. Dinlemeler konusunda Türkiye de çok büyük sıkıntılar yaşanıyor… Türkiye'de çok büyük sıkıntılar yaşanıyor. Hala insanlarımız, dinlendiklerini düşünüyorlar. Cumhurbaşkanı, Başbakan dahil Türkiye'de herkesin dinlendiğine dair kanatlar var kabuller var. Herkes telefonunu yanında taşımaktan çekinen bir noktada. Böylesi bir noktaya Türkiye'nin gelmesini hiç ama hiç arzu etmedik. Ama maalesef Türkiye'de böyle bir noktaya gelmiş durum dayız. O nedenle yeni bir adım atıyoruz. Dinlemeleri daha sağlıklı bir şekilde olması, hukuka uygun olması tehdidin olmaması için yeni ölçülere bağlıyoruz. Bundan sonra sadece kuvvetli şüphe ile dayanarak başka tür delil elde edemiyorum diyerek savcılığa dinleme talebinde bulunamayacaklar. Ne yapacaklar kuvvetsiz şüpheyi tehdit eden somut bazı delileri de dosyaya koyacaklar. Benim kuvvetsiz şüphemi doğrudan sebepler var delililer var işte onlar bunlar diye mahkemeye sunacak, mahkeme onu görünce ona göre değerlendirme yapacak. Eskiden örgüt dışındaki suçlarda üç ay bi dinleme vardı. Arkasından üç ay daha olur. Altı ay dinlenirdi vatandaş şimdi iki ay dinleme olacak bir ayda ihtiyaç halinde uzatma imkanı olacak üç aydan fazla vatandaş dinlenmeyecek mahkeme kararı ile de olsa eyer suç bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse eski düzenlemede birer aylık uzatma alarak sonsuza denk dinlene biliniyordu. Bir süre sınırı yoktu,  şimdi örgüt faaliyetleri kapsamında olduğu dahi dinleme üç ay daha yapıla bilecek. Altı aya dinleme nihayetine erecek.
Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...