Haber Detayı
12 Ağustos 2016 - Cuma 03:21
 
İstanbul'un Yozgatlı İmam Kahramanı
15 Temmuz hain darbe kalkışmasının yaşandığı o gece abdestini alıp, darbecilere karşı yürüyen Yozgatlı Hafız İbrahim Yılmaz, ailesini geride bırakıp, korkusuzca şahadete yürüdü. Kurra Hafız İmam-Hatip Yılmaz, o karanlık gecenin destansı mücadelesini veren kahramanlarından.
Özel Haber Haberi


İstanbul Saraçhane’deki mücadeleye katılan genç hafızın kahramanlık hikayesini Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesi Tarhana Köyü’nde bulunan ailesi Genel Yayın Yönetmenimiz Necdet Demirel’e anlattı.

ABDESTİNİ ALIP DIŞARI ÇIKTI!

Erzurum’da imam-hatip olarak görev yapan İbrahim Yılmaz, bayram tatili için İstanbul’da bulunuyordu. O gece kendisi gibi imam-hatip olan ağabeyi İsa Yılmaz ile babası Ünal Yılmaz’ın Fatih’teki evinde buluşup son kez hasret gidereceklerdi.

15 Temmuz gecesi abdestini alarak babasından önce dışarı çıkan İbrahim Yılmaz, 4 aylık kızı Hatice ve ailesini geride bırakarak kahramanca mücadele ederken şehit oldu.

O gece babası Ünal Yılmaz ve ağabeyi İsa Yılmaz da darbecilere karşı onurluca mücadele edenler arasında yer aldı.

SEYYAR SATICI HASTANEYE GÖTÜRDÜ

Gece ağır yaralanan genç hafızı, saraçhanede seyyar satıcılık yapan arkadaşı hastaneye götürdü. Şahadetinden bir gün sonra şehit ailesini ziyaret eden seyyar satıcı; “oğlunuzu rüyamda gördüm. Anamın, babamın ellerinden öp, fırsatım olmadı, haklarını helal etsinler” dedi.

ŞEHİT BABASI: “ŞEHİT KANI AKMAYINCA HAKK GELMEZ”

Baba Ünal Yılmaz, oğlunun şahadetinden üzüntü ve keder duymadığını belirterek;

“Gök kızarmayınca güneş doğmaz, şehit kanı akmayınca da hakk gelmez. bunun tecelli etiğini gördüm. ama hamdolsun ki bir şehidimiz olsa da, bin şehidimiz olsa da, vatanımızın kurtulması, vatanımızın hainlerin elinden alınması bizim en büyük tesellimiz olmuş oldu. binlerce insanla karşılaştım ‘keşke biz de bu şerefe nail olsaydık’ diyenleri gördüm” dedi.

Yılmaz, o geceye şu şekilde anlattı: “Şehit olan yavrum İbrahim o gece benden önce abdestini aldı ve süratli bir şekilde evden çıktı. Büyük oğlum İsa o esnada yoldaydı, o gece hep beraber olup evimizde bir kardeşlik buluşmamız olacaktı. Sonra beni aradı büyük oğlum, mağdur kaldıklarını söylediler. Zeytinburnu’na arabasını bırakıp, çocukları ile beraber Edirnekapı’da Mihrimah Cami’nde kalmışlar. Onları arabayla aldıktan sonra evin yakınında arabayı onlara verip ben Büyükşehir belediyesine doğru devam ediyordum. İbrahim’e yaklaşıyordum. Saraçhane Parkına doğru giderken insanların bir kısmı bize doğru geliyorken biz olay yerine doğru devam ediyorduk olay yerine doğru. Kurşunlar geliyor yere yatıyoruz, sonra biraz duruyor tekrar ilerliyoruz. Duruyor bir daha ilerliyor. Bu şekilde gidiyoruz. Bu arada İbrahim’i de sürekli arıyorum telefonda. 9-10 sefer aradım sonra içime bir sızı düştü, bir durum var dedim. Son aramamda bir arkadaşı çıktı, İbrahim dedi kolundan yaralandı dedi. Nerede dedim, hastanede dedi. Oraya vardığımda hastanenin içerisi kan gölü gibiydi. Birkaç tane daha şehit vardı orada İbrahim çoktan dünyadan ayrılmıştı” dedi.

ÜMMETİN ŞEHİDİ OLDU

“Allah’a hamdolsun bir evlat olarak bizim evladımız ama şuan ümmetin evladı, ümmetin şehidi oldu” diyen Yılmaz, şöyle devam etti: “Gök kızarmayınca güneş doğmaz, şehit kanı akmayınca da Hakk gelmez. Bunun tecelli etiğini gördüm. Ama hamdolsun ki bir şehidimiz olsa da, bin şehidimiz olsa da, vatanımızın kurtulması, vatanımızın hainlerin elinden alınması bizim en büyük tesellimiz olmuş oldu. Biz üç şey için varız, biri dinimiz, biri vatanımız, biri namusumuz. Allah’tan başka kimsenin karşısında eğilmeyiz biz. Canımız, malımız, kanımız gider ama hiç kimsenin karşısında eğilmeyiz. Ben bu şekilde bir veli, baba olarak mutlu oldum. Herkes ağladı ama ben ağlamadım. Çünkü toprağımız, vatanımız her şeyimiz, vatansız hiçbir şey olmaz. Bizim vatanımız var diyebildik, toprağımız var diyebildik, atılan silahlar onların değil bizim oldu” dedi.

KESİK BAŞLI ASKER YALANI

Darbe gecesinin sabahında bir askerin başının kesilerek öldürüldüğü yalanında oğlunun cenazesinin başındaki görüntüsünün yayınlandığını hatırlatan Yılmaz, bu tür yalan haberleri yapanlara da tepki gösterdi.

Yılmaz; “Kötü niyetli, PKK’lı olabilirler. Bizim tam tersimizden birisi de olabilir. Bunu da devlet büyüklerinden acilen çıkartılıp çirkince, yanlışça bir durumu başkalarına sergilemeye karşılaşanları da devletimiz çıkarır. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir, benim oğlum asker değildir, benim oğlum İbrahim Yılmaz, Erzurum Şenkaya’nın bir köyünde imamdır, Kurra Hafız’dır. Bunun ötesindeki tüm görüntüler ve konuşmaların hepsi provakadir”diye konuştu.

HASRET BULUŞMASI OLACAKTI

Şehit ağabeyi İsa Yılmaz da, bayram tatili için İstanbul’da bulunan kardeşi ve babası ile o akşam buluşup, hasret gideceklerini söyledi.

Kardeşini yaralı olarak hastaneye götüren seyyar satıcı arkadaşının gördüğü ilginç rüyayı anlatan Yılmaz; “Birkaç gün sonra kardeşim İbrahim’i yaralandığı yerden hastaneye götüren arkadaşı o meydanda seyyar satıcılık yapıyormuş. Olayın nasıl olduğunu anlattı, İbrahim bu arkadaşının rüyasına giriyor. Ve diyor ki, ‘Anamın, babamın ellerinden öp, bana haklarını helal etsinler. Bu fırsatı bulamadım’ diyor. O arkadaşı geldi bize bunu anlattı. Kardeşim önce kolundan, sonra göğsündün vuruluyor. O şekilde biz gittiğimiz zaman hastanede sedyenin üstü tamamen kandı, yerler kandı. Hastanenin bütün katlarında kan vardı. Kardeşimin olduğu oda da onunla beraber bir çok şehit gördük. Ben orada şuna dikkat ettim, hafif yaralama, insanları korkutmak amaçlı değil bizzat kasti bir şekilde insanları imha etmek, insanları öldürmek için kafalarına, göğüslerine, kalplerine ateş ettiklerini ben orada müşahede ettim. Sonra orada kendimizden geçtik” dedi.

TESELLİMİZ HAİNLERİN MUVAFFAK OLMAMASIDIR

Yılmaz, ‘En büyük teselli kaynaklarının hainlerin muvaffak olmamasıdır’ diyerek, şöyle konuştu: ;

“Kardeşim ve diğer şehitlerin kanları ile bu milletin diyetini ödeyerek bu milleti kurtarmış olmalarıdır. Şayet onlar muvaffak olsalardı şehitlerimiz hain olacaklardı, onların hainleri ise şehit olacaklardı. Ve bu bizim için Müslümanlar için müthiş bir zillet olurdu, onların şahadetinden daha acı gelirdi bize. O yüzden biz bu konuda rahatız, Allah’a hamd olsun. Bütün şehitlere Allah rahmet eylesin. Onun ulaştığı mertebe sadece şehitlik mertebesi değildi, aynı zamanda hafızdı, aynı zamanda Kurra idi, aynı zamanda kendisi peygamber makamında imam hatiplik görevini çok özverili bir şekilde devam ettiriyordu. Onlar ne yaptılarsa orada yaptıklarının karşılığını bulacaklar. Bütün ümmet onların yakısından tutarak bunun hesabını soracaklar. Siz 40 yıl bu milletin dinini istismar ederek, bu milletin cebinden her kuruşunu çalarak büyüdünüz, palazlandınız ve elde etmiş olduğunuz bu gayri meşru gücü de yine bütün İslam ümmetinin tek umudu olan Türk milletine yönelttiniz. Allah bunların hesabını soracak.”

Kaynak: (Bozok tv) - www.bozok.tv Editör: Necdet Demirel
 
Etiketler: İstanbul'un, Yozgatlı, İmam, Kahramanı,
Haber Videosu
Yorumlar
Alıntı Yazarlar
Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Modül 5